12 Haziran 2018, Salı 13:20 | A+ | A-

Denizli İnşaat Mühendislerinden Flaş Çıkış

Denizli İnşaat Mühendislerinden Flaş Çıkış

Denizli İnşaat Mühendislerinden Flaş Çıkış

İnşaat Mühendisleri Odası Denizli Şubesi Başkanı Prof. Dr. Şevket Murat Şenel, uygulamaya konulan İmar Barışı yasasında mühendislik hizmetlerinin yok sayıldığına dikkat çekti. Şenel, bu durumun ilerleyen zamanda çok daha büyük sıkıntılara neden olabileceğini savundu.

Son dönemde, imar barışı ile ilgili düzenlemeler ve yapı ruhsatlarından mimar ve mühendislerin imzalarının kaldırılması ile ilgili gelişmelerin yaşanmasının ardından İnşaat Mühendisleri Odası Denizli Şubesi Başkanı Şevket Murat Şenel, basın mensuplarının karşısına çıktı.  Sahte mühendislerle mücadelenin artık daha da zorlaşacağını aktaran Şenel, “mühendis ve mimarların imzalarının kaldırmasını, sonuçları üzerinde çok da fazla düşünülmeden ve acele ile alınmış bir karar olarak görüyoruz. Alınan bu kararın bürokrasiyi azaltmadığını, hatta belediyelerimiz nezdinde ciddi sıkıntılara sebep olduğunu üzülerek takip etmekteyiz. Anlaşılacağı üzere bürokrasi adına azalan bir şey yoktur. Bugün Denizli’de mühendislik hizmeti veren bir meslektaşımın adına, Türkiye’nin herhangi bir belediyesinde bir ruhsat düzenlense, meslektaşımın bu ruhsattan haberdar olma şansı bulunmamaktadır” dedi.

MÜHENDİSLERİN SÜREÇTEN DIŞLANMASI DAHA BÜYÜK PROBLEMLERİN ÇIKMASINA SEBEP OLACAKTIR

Şenel, “Mühendisler tarafından verilen hizmet, projeler belediyeye girdiği zaman bitmemektedir. Bu hizmet yapı ruhsatı alındığı zaman sona ermekte, mühendislik hizmeti belediye içindeki ruhsat alma süreci boyunca devam etmektedir. Meslektaşlarımız gerektiği zaman proje kontrol servisleri ile iletişim içinde olarak sürecin içinde aktif şekilde yer almaktadır. Dolayısı ile meslektaşlarımızın ruhsatlardaki imzaları, sürecin bittiğinin ve verilen hizmetin tamamlandığının işaretidir ve asla bürokrasi olarak görülmemelidir. Eğer amaç bu süreci hızlandırmak ise elektronik imza ve benzeri yöntemler ile sonuç almak pek ala mümkündür. Mühendisleri süreçten tamamen dışlamak, sebep olacağı daha büyük problemler yüzünden asla kabul edilebilir bir yöntem değildir.

SÜREÇ MÜHENDİS VE MİMARLARI DIŞLIYOR

Mühendislerin dışlandığı bir diğer konu ise imar affı sürecinde karşımıza çıkmaktadır.Ülkemizde farklı dönemlerde ilan edilmiş ve uygulanmış pek çok imar affı bulunmaktadır. Ama bugüne kadar ilan edilen imar aflarından hiç birinde, mühendislik hizmetleri bu derece göz ardı edilmemiştir. 1984 yılında ilan edilen imar affında devlet mühendislik bürolarına yetki vermiş, neyi affettiğini kayıt altına almaya çalışmıştır. Bugün ilan edilen imar affı ise sadece vatandaşın beyanına dayandırılmaktadır. Af kapsamına alınan binaların depreme dayanıklı olup olmadığına, sağlam veya çürük olup olmadığınabakılmamaktadır. Bu konu tümüyle vatandaşın sorumluluğuna bırakılmaktadır. Mühendislik hizmeti gereksiz görülmekte ve ilan edilen usul ve esaslarda mühendisin adı dahi geçmemektedir. Bizzat sayın bakan imar affı sürecinde mühendislik bürolarına para vermenin doğru bir şey olmadığınıbelirtmekte ve kendilerinin bunu istemediğini ifade etmektedir.

Bu bakış açısı ile yürütülecek olan af sürecinin pek çok yeni ve öngörülemez sorunlara sebep olacağını üzülerek ifade etmemiz gerekiyor. Bugün çözüm diye getirilen bu düzenlemenin yarınlara pek çok yeni sorun miras bırakacağı açıktır.

İMAR KİRLİLİĞİNE SEBEP OLAN ve DEPREME DAYANIKLI OLMAYAN BİNALARIN AF KAPSAMINAALINMASI YANLIŞTIR…

Ne yazık ki ilan edilen bu imar affının ne mesleki, ne de hukuki açıdan savunulabilir bir tarafı bulunmamaktadır.  Bir deprem ülkesi olan ve depremler sebebiyle çok ciddi bedeller ödeyen ülkemizde, affedilecek binaların en azından depreme dayanıklı olma koşulunu sağlaması gerekirdi. İmar kirliliğine sebep olarak rant peşinde koşanların, kaçak katlar çıkarak haksız menfaat sağlayanların ve hazine arazilerini gasp edenlerin bu affın kapsamı içinde olmaması gerekirdi. Bu iki başlık kapsamına giren binaların af kapsamına alınması hem bir mühendis olarak, hem de bir vatandaş olarak bizleri rahatsız etmektedir.

İMAR BARIŞI TUTARLI BİR UYGULAMA DEĞİL

Depreme dayanıklı olmayan binlerce binanın affedilerek görmezden gelinmesi, fakat bu binalardan alınacak paranın kentsel dönüşüme aktarılacak olması kendi içinde tutarlı değildir. Yasaya binaların deprem güvenliği vatandaşın sorumluluğundadır yazarak devletin kendi sorumluluğunu ortadan kaldırması mümkün değildir. Üstelik de deprem açısından riskli olan pek çok binayı affettikten sonra. Adına ister af deyin, ister barış deyin, kurallara uyanların cezalandırıldığı, uymayanların ödüllendirildiği bu tür uygulamaların kaçak yapı yapmayı ödüllendirdiğini ve teşvik ettiğinigörmemiz gerekiyor. “Madem yıkamıyoruz hiç olmazsa parasını alıp sisteme dâhil edelim bari” yaklaşımını ne şehircilikile, ne de mühendislik ile açıklayabilmek mümkün değildir. Bize göre bu yaklaşımın adına barış demek doğru da değildir” açıklamasını yaptı.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Yorum Yazın
CAPTCHA security code
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

SON DAKİKA HABERLERİ

Anket
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
yukarı çık