Haberler Mail veya WhatsApp olarak gelsin!
Pamukkale’de Kadınlar Günü’nde Fidan Merkezi Açıldı
Pamukkale’de Kadınlar Günü’nde...
14:42Pamukkale’de Kuşpınar Pazarı için büyük dönüşüm
Pamukkale’de Kuşpınar Pazarı i...
14:08Yerel Tohum Merkezi’nden kadınlara anlamlı hediye
Yerel Tohum Merkezi’nden kadın...
14:00Akaryakıta Çifte Zam; Fiyatlar Yine Artıyor
Akaryakıta Çifte Zam; Fiyatlar...
İstanbul başta olmak üzere doğu illerinde yatırımları bulunan Ağrılı iş adamı Muhammet Turan, depremzede vatandaşların yanında olduğunu bir kez daha gösterdi. Elâzığ depreminden sonra kolları sıvayan ve rekor bağışları ile kalpleri kazanan Turan, düzenleri bozulan ve hayata tutunma savaşı veren Gelenler köyü sakinleri içinde aynı çabayı sarf etti.
denizli24haber
EDİTÖR
Giriş: 01.03.2020 - 06:01
Güncelleme: 01.03.2020 - 06:01
Bilindiği gibi İran’ın Hoy şehri merkezli deprem, İran’a sınır konumunda olan köylerimizde şiddetli şekilde hissedilmiş, dayanıksız olan kerpiç evler yıkılmıştı. Göçük altında kalan 9 vatandaşımız hayatını kaybederken, göçükten kurtarılan 1 çocuk da sonradan vefat etmişti. Halen afet çadırlarında yaşamlarını sürdüren ailelerin tek geçim kaynağı olan hayvanları da depremde telef olmuştu.
Muhammet Turan, Gelenler köyünde durumun vahim olduğunu, evlerin tadilat edilemeyeceğini, geçici çözümlerin sorunu büyüteceğini, kalıcı konutlar ile bölge halkına çare olunabileceğini söyledi. Yardımsever iş adamı sözlerine şöyle devam etti: “Felaketlerden sonra ortaya çıkan senaryoyu kimse istemez ve hayal etmez. Ancak karşılaştıktan sonra şoku atlatmalı ve neler yapabiliriz diye düşünmeliyiz. Çünkü bölgenin planlı yardımlara düşündüğümden daha fazla ihtiyaç var”
Muhammet Turan, Elâzığ depreminde de hem bölgeye intikal etmiş hem de ulusal platformlarda düzenlenen yardım kampanyalarına katılmıştı. Elâzığ için iyi derecede yardım toplandığını söyleyen iş adamı, Van’ın Gelenler Köyü için de aynı yolun denenmesini istedi. Sürekli yardım faaliyetlerinde bulunduğu hatırlatılan Muhammet Turan şunları söyledi:
“Birisinin elinden tutmanın verdiği huzuru başka hiçbir şeyde bulamazsınız. Size parlayan gözlerle bakan bir çocuğun verdiği mutluluğu hissi başka şekilde duyamazsınız. Yardım etmeyi bir özellik olarak görmüyorum, çünkü bunla yükümlü olduğumu düşünüyorum. Taşrada bulunan çocukların, köylerdeki tek odalı okulların sorunlarını bir nebze azaltabilirsem ne mutlu bana”