Haberler Mail veya WhatsApp olarak gelsin!
APP Plakada Yeni Karar; 1 Nisan’a Kadar Ceza Yok
APP Plakada Yeni Karar; 1 Nisa...
17:52Tavas Belediye Başkan Yardımcısı Osman Macit Görevinden Ayrı...
Tavas Belediye Başkan Yardımcı...
17:38Dijital Belgelerde Devrim: pdf to word Çözümleriyle Metinler...
Dijital Belgelerde Devrim: pdf...
17:37PPF Nedir Sorusu Araç Koruma Teknolojisine Olan İlgiyi Artır...
PPF Nedir Sorusu Araç Koruma T...
Meltem Alacacı, "Tek Kişilik Ülke"
denizli24haber
EDİTÖR
Giriş: 06.05.2019 - 22:43
Güncelleme: 06.05.2019 - 22:43
YSK, kendinden beklenilenin tam tersini yapıp, sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Seçiminin yenilenmesi yönünde, oy çokluğuyla aldığı kararı açıkladı. YSK, kendisine yapılan iptal başvurunda dayanaklı, delilli hiçbir somut gerekçe yokken ve kendi ilan ettiği maddeleri de hiçe sayarak ‘’emir’’ üzerine seçim iptali kararını verdi. Hukuku, aklı, vicdanı, akılcılığı, mantığı, gerçeği ayaklar altına aldı. Hakimlik misyonunu rafa kaldırdı. ‘’Yasaları uygulamak, adil olmak, hakkaniyet gözetmek, delil aramakbenim görev ve misyonum değil, ben aldığım emire bakarım.’’ dedi. Herkesin, YSK’nın adil karar vereceği yönünde olan umutlarını tuzla buz etti.
Artık,her vatandaşın şunu anlaması gerek, durum; hukukun yok olmasıdır. Tek kişinin egemenliğidir. Tek kişinin istediklerinin uygulanmasıdır. Haksız-hukuksuz eylemlerdir. Haksız kazançlardır. Peşkeş çekilen kamu sermayeleridir.Birilerinin hudutsuz zenginleşerek, zevk-i sefa sürmeleri, birilerinin de işsizlikten, aşsızlıktan, açlıktan, hukuksuzluktan ölmeleridir. Herkesin, bırakın eşiti, eşite yakın olanaklar ve özgürlükler için hakkı vardır. Bu haklardan en temeli olan oy kullanma ve kullandığı oya saygı duyulması hakkı vardır. Kimse, halkın bu hakkına saygısızlık yapamaz. Bu, en büyük saygısızlıktır. ‘’Sen doğru seçememişsin, bir daha seç’’ demektir.
Zaten, İstanbul Belediye Başkan Seçimi de bir semboldür. Sorun, belediye başkanının kim olduğu değildir. Yenilecek seçimde kimin olacağı değildir. Sorun, tek bir karar vericinin olduğu kabul edilerek, parlamenter sistemin lağvedilmesi ile demokrasinin uygulanamaz olmasıdır.
Yaşadığımız bu son olay bir kez daha soruyor;demokrasi ile mi yönetileceğiz yoksa totaliter rejimle mi? Diyeceksiniz ki ‘’Zaten referandumda evet diyerek birileri demokrasiyi önemsemediklerini gösterdiler’’. Her yanlıştan dönmek mümkündür ki insanlar evet demenin ne denli yanlış olduğunu gördüler, yaşadılar.
Sevr’i uygulayamayanlar, karşıya geçmiş kendi kendimizi imha etmemizi bekliyorlar. Onlara bu zevki tattırmayacağız. Bunun için;hukuksuzca da olsa yeniden belirlenen günde gidip, İstanbul’da yaşayan vatandaşlar oy kullanacaklar ve yeniden iradelerini ortaya koyacaklar. İş insanı, çiftçi, esnaf, öğretmen, öğrenci, mühendis, doktor, yazar, çizer, sanatçı, asker, polis, hakim, savcı, avukat,anne, baba, dede, nine, herkes nasıl bir ülke de yaşamak istediğine karar verip, bunu dillendirecek.
Ben, tek kişilik bir ülke istemiyorum. Ben, Atatürk Türkiyesi’nde yaşamak istiyorum.