Bazen de tam tersi: “küçük bir iş” diye başlıyor ama büyüyor. Örneğin sadece logo yenilemek istiyorsunuz; sonra kartvizit, kurumsal kimlik, sosyal medya yönetimi derken liste uzuyor. Ya da “web sitemde küçük bir düzeltme” diyorsunuz; bir bakmışsınız ödeme altyapısı, pazaryeri entegrasyon, hız optimizasyonu, mobil uyumluluk konuşuluyor.
Bu noktada çoğu kişinin refleksi aynı: Hemen Google’a girip “freelance grafiker” ya da “freelance yazılımcı” diye aratmak veya eşe dosta "tanıdık var mı?" diye sormak. Ama bu geleneksel yöntemlerde binlerce sonuç arasında kaybolmak işten bile değil. Kim güvenilir, kim işi zamanında teslim eder, kim gerçekten...