İki gündür zaman zaman konuşup üzerinde yorumlar yaptığımız yeni bir konumuz var. Keşke konuşmasaydık diyeceğim ama nafile! Geçtiğimiz Pazar günü YGS sınavı yapıldı. Aylarca süren mücadele ve emekleri de içine aldı götürdü.
Aileler, öğrenciler ve öğretmenler olarak bütünleşiyoruz bu sınavla adeta. Eskiden de zordu ama şimdilerde daha da zor diyebiliyoruz. Çekilen sıkıntılar anlatmakla bitmez bir boyutta elbette. Durumun ciddiyetini algılamış her öğrenci gibi oğlum da uzun zamandan beri mücadelesini sürdürmekte. Sınav ise, hakkında çok konuşulan, eleştirilen ve de kader belirleyici yönüyle bütün muhataplarını üzen yorucu ve uzun soluklu bir yolculuk. Bizler de öğrenciliğimizde yaşadık bu zorlu süreci. Psikolojimiz bozuldu, gülmekten vazgeçtik uzunca bir zaman ve gelecek endişeleriyle doldurduk verdiğimiz emekleri.
Değişen bir şey yok ne yazık ki. Artarak devam eden bir büyük sınav kaosu ve fobisi oluştu ülkemizin bütün duvarlarında. Şimdi bizler de çocuklarımızın sıkıntılarıyla ve gelecekte nasıl bir yaşamın onları beklediğine dair düşüncelerle buluyoruz kendimizi. Tedirgin oluyoruz. Haklıyız da. Sınav saatlerinde evdeydim. Oğlum için de bütün gençler için de...