Şiir gibi yaşamanın ne demek olduğunu bilir misiniz? Ben o kadar iyi biliyorum ki size nasıl anlatabilirim buna çalışacağım.
Şiir yazmaya ortaokul senelerinde başlamıştım. Bilirsiniz pek de mükemmel olmayan şeylerdir bunlar. Hele lisede bir defter dolusu şiir vardı elimde. Dünyada tam manasıyla kimsenin mutluluğu yakalayamayacağını, acının hep bir şekilde bize bulaşma çabası içinde olduğunun farkına çok küçük yaşta vardım çünkü. Belki de şiirle tanışmam da çok erken oldu bu sebepten. Lisede birçok arkadaşım şiiri benim sayemde sevdiler. Yazıcıdan çıkarttığım şiirler elimde okulda gezerdim çünkü. Edip Cansever ve Necip Fazıl lise dönemimin kahraman şairleriydi. Yerçekimli Karanfil demişti Cansever, Kaldırımlar demişti Necip Fazıl. Beni benden etmişlerdi. Şiir okumak müthiş derecede mutluluk veriyordu, tabi anlamlı ve güzel şiirler. “Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde. Oysaki seninle güzel olmak var” diyordu Edip Cansever şiirinde. Kaç defa okuduğumu hatırlamıyorum bu şiiri. Sonra lisede kitapçıya gittim ve Necip Fazıl’ın Kaldırı...