YOL BİTMEZ AMA İNSANLAR HEP ÖLÜR

YOL BİTMEZ AMA İNSANLAR HEP ÖLÜR

                Herkesin çocukluğunu geçirdiği bir sokak vardır. Asma yapraklarının pencerelerin yarısını örttüğü, küçük tekdüze evlerin oluşturduğu sokak… En azından bizim sokağımız böyleydi. Şehre göçmenin zorunluluk olduğu zamana gelinceye kadar ben de böyle bir sokakta büyümüştüm. Beni bu sokağa bağlayan ise bir zamanlar burada yaşayan insanları olmuştur. Hepsini o kadar derin incelemiştim ki. Çocukluktan geliyor insanlara uzun uzadıya bakıp hareketlerini ezberlemek, onların üzerine düşünmek…

                Çok anı biriktirdim, en çok da babaannem ve dedemle elbette. Mesela siz aşağı bağ yukarı bağ ne demek biliyor musunuz? Biz aşağı bağ deyince kurbağalı havuzu, yukarı bağ deyince üzümlerin olduğu yeri aklımıza getirirdik. Köyün aşağısında upuzun selvi ağaçlarının dibinde kurbağalı bir havuz vardı. Yosun tutmuş, yeşile bulanmış ama suyu buz gibi olan bir havuz. Bir kere dedem havuza gözlüğünü düşürmüştü de babaannemle yüreğimiz ağzımızda beklemiştik. Dünyayı görmek için o gözlüklere ihtiyacı vardı.

                Ne acı değil mi, dünyayı hem sevmemek hem de onu ölesiye görmek istemek. Hepimiz böyleyiz işte. Yakındığımız sitem ettiğimiz dünyayı iki sani...

denizli24haber köşe yazarları emine gündüz menteş