Kitaplarını yutarcasına okuduğumuz, şiirlerini içercesine okuyup ezberlediğimiz şairler vardır. Onların şiirlerinde bir şeyler buluruz ki, okuruz o şiirleri. Yüreğimize yazarız kimilerini. Ben de kendime başlıktaki soruyu sordum: “Kimi, niçin okurum?” İşte yanıtlarım:
Attila İlhan: Türkçenin “eylemli” bir dil olduğunu unutturmadığı için, hayattan damıttıklarını şiire aktardığı için, Aysel’e “git başımdan” dediği için, şiir “meraklısına notlar” yazdığı için...
Salâh Birsel: Serbest şiirde ironi olabileceğini gösterdiği için, şiir yazmanın “sözcükleri gevişlemek” olmadığını kanıtladığı için, “Şiirin İlkeleri”ni ve “Buldoklar”ı yazdığı için...
Cemal Süreya: Şiirin önce “yıkma”, sonra “yeniden ve yeni olarak yapma” olduğunu gösterdiği için, “Üvercinka”yı yazdığı için...
Can Yücel: Türkçenin her sözcüğüyle, her söyleyişiyle şiir yazılabileceğini gösterdiği için, şiirimizin sesini gürleştirdiği için...
Ahmed Arif: Tek kitapla şair olunacağını cümle âleme gösterdiği için, gür sesli bir şiir yazdığı için, “Sevdan Beni”yi, “Hasretinden Prangalar Eskittim”i yazdığı için...
Ahmet Necdet: Divan şiirini unutmadığı, unutturmadığı içi...