Doç. Dr. Yılmaz Ay yaptığı konuşmada farkındalığa dikkat çekti; Talaseminin kalıtsal bir hastalık olduğu, talasemi taşıyıcısı olan anne ve babanın çocuklarının dörtte birinde (%25 olasılıkla) talasemi hastası olabileceğini, bu nedenle ülkemizde talasemi taşıyıcılığı olan bireylerin belirlenmesi için evlilik öncesi tarama programlarının yürütüldüğünü, tespit edilen taşıyıcılara genetik danışma verildiğini ve riskli ailelerde gebelik döneminde bazı incelemelerle (genetik testlerle) doğacak çocuğun hasta olup olmadığının tespit edilebileceğini anlattı. Günümüzde talasemi hastalığının kesin tedavisi kök hücre naklidir. Uygun vericisi olmayan hastalar bile düzenli takip ve uygun tedavilerle normale yakın bir yaşam sürdürebilirler. Tedavilerinin temelini ayda bir kan nakli (eritrosit transfüzyonu) oluşturmaktadır. Kan ihtiyaçlarının karşılanması için toplumsal olarak yeterli sayıda gönüllü kan vericilerinin olması hayati önem taşımaktadır. Kan bağışının bu hastalar için önemi konusunda toplum bilgilendirmeli ve özendirilmelidir. Kalıtsal bir hastalık olan talasemi kök hücre nakli veya gen tedavisi yapılm...