10 Aralık 2018, Pazartesi 16:50 | A+ | A-

Ressamların En Naifi: Hüseyin Yüce

Emine Gündüz Menteş'in kaleminden: Hüseyin Yüce… Onun için yazılacak o kadar çok anlamlı şey var ki. Öncelikle şunu diyebilirim ki Hüseyin Yüce ressamların en naifiydi ve ressamların en büyüklerindendi.

Ressamların En Naifi: Hüseyin Yüce

Hüseyin Yüce Kütahya’nın Güveççi köyünde doğar. Küçük yaşta babasını kaybeder. Yazmaya olan merakı küçük yaşlarda başlar. Kuran kursundaki hocası aynı zamanda hattattır ve hat sanatına olan ilgisi ve yeteneği ile köy imamından hat dersleri alır. Hatta olan ilgi ile zamanla resme yönelir.

Okula gitmemiştir. Yazmayı kendi çabalarıyla biraz öğrendikten sonra devletin açtığı gece kurslarına okumayı ve yazmayı pekiştirir.

Köye resim yapmaya gelen Kütahyalı ressamlardan olan Necati Astarcıoğlu’nun yüreklendirmesiyle resme başlar. İlk resimleri Atarcıoğlu’nun isteği ile yaptığı manzara resimleri ve İsmet İnönü’nün portresidir.

Hüseyin Yüce hiçbir resim eğitimi almaz. Türkiye’de ve Dünyada naif ressam diye bilinir. Peki, naif ressam kime denir bunu da açıklayayım. Naif ressam; hiçbir resim eğitimi almamış, her şeyi gördükleri gibi değil kendi istedikleri gibi resmeden, perspektif kurallarını kullanmayan kişilere denir. Hüseyin Yüce sadece sanatıyla değil; hayatı ve kişiliği ile de naif biriydi.  Hassas, duygulu, mütevazı ve yardımseverdi.

İlk sergisini köy öğretmeninin de önerisiyle 1965 yılında Kütahya Devlet Güzel Sanatlar Galerisinde açar. 1968 yılında açtığı ikinci sergisinden sonra adı sanat çevrelerinde duyulmaya başlar.

Hüseyin yüce köyüne âşık bir ressamdır. Ömrü boyunca da köyünden çıkmaz, çıkmayı istemez. Çobanlık yaparken bir taraftan da resim çalışmalarına devam eder. Doğayı iyi gözlemler, köy ve kır yaşamını kendi yorumuyla resmeder. Doğaya ve köyüne olan sevgisini bizlere yansıtır. Onun resimlerinde çeşitli ağaçların kıvrımlı dallarını, sarı ve yeşilin tonlarını, ovaları, tepeleri, doğanın rengârenk dünyasını ve doğanın coşkusunu görürüz. Özellikle de mor renk onun resimlerinde en dikkat çeken taraflardan biridir. Mor tepeler, mor ağaçlar çizer. Bir röportajında “Mor renge olan ilginiz nereden geliyor” diye sorulduğunda “Seviyorum işte. Kendim mor olduğum için” demiştir. Resimleri yalın ve içtendir. İnsanı büyüleyen farklı renklerleri kullanarak, gördüğü doğanın ona hissettirdiğini tuvale aktarır. Köyünden kendisi çıkmaz ama tabloları yurt dışında Çekoslovakya, Hindistan, Monako, Romanya, Finlandiya, Fransa, Macaristan ve İngilterede’ki sergilerde yer alır. Yurt içinde de otuza yakın kişisel sergisi açılır.

Hüseyin Yüce’yi 2015 yılında kaybettik. Sanatçılar ölümsüzdür ya, işte Hüseyin Yüce de ölümsüz ve gerçek bir sanatçıdır. Bilelim ki bütün naifliğiyle ve sanatıyla adını dünyaya kazıyarak bu dünyadan geçti. Bizim unutulmayacak ve unutulmaması da gereken değerimiz, soyadı gibi yüce olan yüce insan Hüseyin Yüce…

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0
Yorum Yazın
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık