Denizli
14 Nisan, 2024, Pazar
  • DOLAR
    32.44
  • EURO
    35.05
  • ALTIN
    2347.7
  • BIST
    9003.22
  • BTC
    69462.36$

0-0’I OYNUYORUZ AMA YA SONRA…

23 Eylül 2022, Cuma 16:17
0-0’I OYNUYORUZ AMA YA SONRA…

Altaş Denizlispor, TFF 1. Lig’de 6 maçı iyisiyle kötüsüyle geride bırakıp milli araya girdi. Evet istediğimiz sonuçları, oyunları ve dolayısıyla da puanları da alamadık sonrasında da son sıraya demirledik. İhtiyacımız olan, özgüvenimizi alacağımız o aranan galibiyeti bir türlü elde edemedik. Taraftarlar olsun, Denizli basını olsun, otoriteler olsun herkes yeşil siyahlı camianın geleceği hakkında şimdilik hoş şeyler söylemiyor haliyle. Çünkü alınan sonuçlardan ziyade ortaya konan futbol, mücadele de henüz kimseyi tatmin etmiş değil. Evet saman alevi gibi parlayan, oyunun belli bölümlerinde üstünlüğü ele alan bir Denizlispor’u özellikle son oynanan ve 2-2 beraberlikle tamamlanan Gençlerbirliği mücadelesinde gördük ama kesinlikle yeterli değil. Neden mi? Çünkü bu takım geçen yıl Mesut Bakkal’ın etkisinin yavaş yavaş görünmesiyle birlikte efektif futbolunu 90 dakikaya yayarak mücadele ediyor, agresif oynuyor, iyi sonuçlar da peşi sıra geliyordu. Zaten son Gençlerbirliği maçı bize gösterdi ki oyunun 90 dakikalık bölümünün tamamını belli bir seviyede oynamadığımız sürece ya galibiyet alırken çok zorlanacağız ya da bazı maçlarda hezimete uğramadığımız için şükredeceğiz…

Neyse milli araya girmişken geride kalan 6 maçın üzerinden şöyle bir geçmekte fayda görüyorum. İlk elin günahı olmaz diyerek çıktığımız Eyüp maçında çok fazla futbol adına bir şey ortaya koyamadık ancak biraz daha dikkatli olsak bir puanı koparıp gelmemiz işten bile değildi.

İkinci hafta Çaykur Rizespor mücadelesi. Rakip geride bıraktığı 6 haftanın en kötü futbolunu emin olun Denizli’de bize karşı oynadı. Zaten maçın geneline baktığımız zaman da onlardan çok daha fazla aksiyona girdiğimiz göze çarpıyor. Orada bir galibiyet çıkmamışsa ben bunu beceri eksikliğine bağlarım ki maçı izleyenlerin geneli bu konuda bana hak verecektir.

Üçüncü hafta Manisa FK mücadelesi. Zaten geçen yıl bile futboluna bir türlü ısınamadığım Ege ekibini tıpkı geçen sezon olduğu gibi yine hazırlıksız yakalamıştık aslında. Ben temsilcimizden sürpriz bir galibiyet bekliyordum. Nitekim aradığımız golü de bularak başladık ama öyle hatalar yapıldı ki hem kaleci hem savunma nezdin de tribünde adeta saç baş yolduk gazeteci arkadaşlarla ve sonuç olarak o maçı da kaybettik. İyi oynadığımız dönemler oldu mu? Kısmen. Ama bu seviye için hiç ama hiç yeterli değil.

Dördüncü hafta Bandırma mücadelesi. Ben konuk ekibin çok net bir galibiyetini öngörürken, rüzgar saha içinde hiç de öyle esmedi. Denizlispor güçlü rakibini yenebilme adına ortaya bir şeyler koyar gibiydi sanki ama malum olan üçüncü bölge yaratıcılığı maalesef bu maçta da yoktu ve konuk ekip yapması gerekeni yaptı golünü attı ve 3 puanını aldı gitti. Biz ne yaptık. Parladık ama çabuk söndük bu maçta da.

Beşinci hafta Sakaryaspor maçı. Benim en çok galibiyete kilitlendiğim maçtı. Çünkü ligin yeni ekibi vasatın üstünde bir kadroya sahip olsa da geride bıraktığı maçlarda takım olgusundan uzaktı. Neyse ki bu maçta da öne geçtik. 3 puan olur mu acaba dedik. Gol yedik bari 1 puan olsun dedik ama o da olmadı ve Denizli’ye puansız döndük. Biz naptık. Deplasmanda oynanması gerektiği gibi başladık golü de bulduk ama bireysel hatalardan 3 puanı bırakıp geldik.

Ve son Gençlerbirliği maçı. ‘Artık yeter ya’ diyerek maça başlayan, ısıran, kovalayan bir Denizlispor vardı ve Ömer Şişmanoğlu’nun çok özlediğimiz o muhteşem golü de erken gelince çok ama çok sevindik. Başkent ekibine karşı genel anlamda üstünlüğümüzü ve sahadaki görüntüyü de hesaba katınca sanki rahat kazanacağız dedik ama beraberliğe razı olduk. Ama özellikle ilk yarıda tatmin eden bir yeşil siyah vardı sahada.

6 haftanın özeti şudur: 0-0’ı bir yere kadar doğru oynuyoruz ama belimizi kırıyorlar bir yerden sonra. Ben bunu takımın yaş ortalamasının rakiplerine nazaran biraz daha fazla oluşuna, oyunun son bölümünde maçtan kopmalara bağlıyorum. Kondisyon yüklemesi ile aşılabilecek bir problem. Eyüp ve Bandırma maçlarında ilk 45’te gol yemezken ikinci yarı çözüldük. Çaykur Rize de bizi son dakikada çözmüştü ki VAR devreye girip bize ilk puanımızı verdi.

Diğer 3 maçta ise skor üstünlüğünü almamıza, öne geçmemize rağmen sadece 1 puan alabildik. Geçen sezon da attıktan sonra yiyorduk lakin yedikten sonra da atmaya devam ediyorduk. Burada da şunu diyeceğim. Kendimizin farkına varmamız lazım. Birilerinin futbolculara geçen yıl siz şunları yaptınız. Nerede şimdi bunu yapan adamlar diyerek amiyane tabirle kulak çekmesi lazım.

Karalar bağlamaya gerek yok. Play-off hattındaki Samsunspor’la şu anda sadece 7 puan fark varken, telafisi mümkün haftalardayken isyan etmenin de lüzumu yok. İşi zaten ehline, Mesut Hoca’ya bırakmış durumdayız. Eminim bu cendereden çıkaracak bir planı vardır hocamızın…

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.