Meltem Alacacı

Meltem Alacacı

Mail: [email protected]

Cumhur İttifakı Kimin İttifakı?

Cumhur İttifakı Kimin İttifakı?

2018’de, başka bir ülkede emsali olmayan, yetki-görev-sorumluluk anlamında tutarsız, Türk toplumunun çoğulcu yapısı ile uyumsuz bir ‘’Başkanlık’’ sistemine geçildi. Pek çok kişi bu geçişin getireceği felaketleri öngörmeden bir seçim yaptı.

Sadece 2 yıl önce yani 2016’da, AKP’nin istediği başkanlık tipini, zehir zemberek sözlerle eleştiren, aynı zamanda da, başkanlık sistemi gelirse neler olacağını on ikiden vuran tespitlerle ilan eden Devlet Bahçeli, çok değil sadece 2 yıl sonra müthiş bir U dönüşü sonucu AKP ile Cumhur İttifakını oluşturdu.

Cumhur İttifakı, cumhurun yani halkın ittifakı olsaydı; yandaş şirketlere gerçek dışı sayılarda geçiş garantisi, uçuş garantisi, hasta garantisi vermezdi. Hazineyi dolayısıyla halkı trilyonlarca zarara uğratmaz; geçmediği köprüden, uçmadığı hava limanından, tedavi görmediği hastaneden vergi almazdı.

Cumhurun ittifakı olsaydı; Meclise, Anayasa Mahkemesine saygı gösterirdi; Meclisin yetkilerine girmez,'' Anayasa Mahkemesini tanımıyorum’’, ‘’Anayasa Mahkemesi kapatılmalı’’ demezdi.

Cumhurun ittifakı olsaydı; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasındaki 128 Milyar USD ve yedek akçelerin nerede olduğunu açıklardı.

Cumhurun ittifakı olsaydı; aynı kişinin hem parti başkanı hem ülke başkanı olmasına razı gelmezdi.

Cumhurun ittifakı olsaydı;millete küfür eden kişiye devlet ihaleleri vermek yerine, yargıya sevk ederdi.

Cumhurun ittifakı olsaydı;herkese eşit mesafede olur, herkesi dinler, Anadolu’nun tüm seslerine kulak verirdi.

Cumhurun ittifakı olsaydı; vatandaşın kafasına çay atmazdı; evine ekmek götüremediğini söyleyen vatandaşı dinler, sözlerine kayıtsız kalmazdı.

Cumhurun ittifakı olsaydı; salgın döneminde aynı Avrupa ülkelerinin yaptığı gibi vatandaşın tüm giderlerini karşılardı; halktan para istemezdi.

Cumhurun ittifakı olsaydı;yüksek maliyetler yüzünden toprağını ekip, biçemeyen, ekip biçse de mahsulünü ederinde satamayan, bu yüzden beli bükülen, bankalara kredi borcu olan çiftçiye kulak kabartırdı.

Cumhur ittifakı olsaydı; yandaş firmaların vergi borcunu sildiği gibi salgın döneminde esnafında vergi borcunu silerdi.

Cumhurun ittifakı olsaydı; salgının arttığı, virüsün mutasyona uğradığı dönemde tıka basa dolu salonlarda kongre yapmaz, insanların hasta olmasına ve salgının yayılmasına sebep olmazdı.

Cumhurun ittifakı olsaydı; işsizlikten, aşsızlıktan çaresiz kalan, küçücük çocuklarını komşuya bırakıp intihar eden genç çiftin ölümünden ötürü vicdan azabından kahrolurdu.

Cumhurun ittifakı olsaydı; yolsuzluklara, hırsızlıklara, arsızlıklara, rüşvete, liyakatsizliklere, haksızlıklara, hukuksuzluklara izin vermezdi.

Cumhurun ittifakı olsaydı; İran ablukasının yasa dışı yollarla delinmesine ve halkın zarar uğratılmasına göz yummazdı.

Cumhurun ittifakı olsaydı; Türklüğü aidiyet bilincinde gören Türk halkını hiçe sayıp ‘’Türklüğü ayaklarımın altına aldım’’ demezdi.

Cumhurun ittifakı olsaydı; savunma sistemimizin en önemli ayaklarından olan tank palet fabrikasını özelleştirilmezdi.

Cumhurun ittifakı olsaydı; beyin göçü dururdu, gencecik beyinler terörist diye yaftalanmaz, başka ülkelere gitmek için can atmazlardı.

Cumhurun ittifakı olsaydı; milyonlarca işsizin istihdamı konusunda acil eylem planları yapardı.

Vs.vs.vs…

Sadece o değil; bakanlar bakan, milletvekilleri milletvekili,  muhalefet muhalefet, hakimler hakim, savcılar savcı olsa, zaten bu durumda olmazdık…

O zaman Atatürk’ün dediği gibi, bu milleti yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır.

 

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar