Denizli
05 Aralık, 2022, Pazartesi
  • DOLAR
    18.64
  • EURO
    19.69
  • ALTIN
    1071.4
  • BIST
    4982.23
  • BTC
    17223.725$

Evlilikte İletişim Dili 

01 Kasım 2021, Pazartesi 12:47
Evlilikte İletişim Dili 

Evlilikte kullanılan iletişim dili, evliliğin geleceğinin göstergesidir.
Herkes eşine karşı ''Sevgi dili mi yoksa nefret dili'' mi kullanmasının gerekliliğine özenle dikkat etmelidir.
Eşlerin birbirlerini hafif doz ayarında bile eleştirmeleri pek de doğru olmayan bir iletişim tarzıdır. Çünkü, sorun oluşturan eksikler ve yanlışlar karışılıklı konuşularak çözülmeye çalışılmalı, eğer gerekli görülürse bu konuda uzman yardımı alınmalıdır. Ama konu eleştirme olunca kullanılan dil hassasiyeti ve anlık ruh hali olayların istenmeyen bir yere gitmesine neden olabilir.

İstatistiklere göre, sevgi sözcüklerini ve sevecen beden dilini kullanan insanların yetiştirdikleri bitkiler ve çiçekler normalden daha canlı, daha sağlıklı ve daha güzel görünür. Hırçın ve gergin dil kullanan insanlar tarafından yetiştirilmiş olanlar ise ya cılız kalmıştır ya da zamanla kurumuştur. İnsanlar da tıpkı bitkiler ve çiçekler gibidir. Kendileriyle kurulan iletişim diline göre davranırlar.

Evlilikte iletişim dilini incelerken kadın ve erkeği bazı noktalarda ayırmak gerekir. Şöyle ki; Kadının, duymak, hissetmek ve kendisine yaklaşım olarak almak istediği dil, sevgi ve ilgiyle kurulan iletişim dilidir. Erkeğin bu konuda beklentisi ve isteği ise övgü ve takdire dayanan iletişim dilidir. Bu durumda, kadın ''sevgi ve ilgiyle beslenir'', erkek ise ''takdir ve övgüyle beslenir'' diyebiliriz. Aslında her iki taraf için ortak olan noktalar; sevgi, saygı, dürüstlük, empati, güven, övgü, takdir, şefkattir... Dolayısıyla, ilişkilerde doğru dili kullanmak, huzur, mutluluk ve ilişki sağlığı açısından oldukça önemlidir.

Eşlerin birbirine sarılması ve her türlü diğer fiziksel dokunuşları bedensel iletişim dili, ''Seni seviyorum, seni beğeniyorum, seninle mutluyum, iyi ki varsın vb.'' ifadeler ve karşılıklı konuşmak ise sözlü iletişim dilidir. Hangi dil kullanılırsa kullanılsın önemli olan, sevgiyi hissettiren ve şefkatli dokunuşlarla bütünleşen bir duygusal bağ oluşturulması ve her iki tarafın iletişim anında birbiriyle göz kontağı kurmasıdır. Burada özellikle dikkat edilmesi gereken bir konuya değinmek gerekiyor; tarafların birbirini dinlemesi. Bu davranış, karşılıklı olarak verilen değerin göstergesidir. Eğer eşlerden biri diğerine herhangi bir konudan bahsediyorsa, ona güvendiği, değer verdiği ve kendisini dinlediğine inandığı içindir.

Bunların yanında ruh sağlığı yerinde olan insanların kesinlikle onaylamadığı bir de şiddet dilinin varlığını unutmamak gerekiyor ne yazık ki.  Şiddeti aynı zamanda ''Mobbing'' olarak da adlandırabiliriz.
Evlilikte şiddet konusunda öncelikle şunu diyebiliriz;  ''Şiddet, evlilik için zehirdir, panzehiri ise sevgidir.'' Ama önemli olan zehirle(n)memektir. Gerçek sevgi ve saygının olduğu ilişkilerde zehir olmaz.

Şiddet dilini, fiziksel (darp etme) ve psikolojik (aşağılama, bağırma, sövme -küfür-, umursamama -yok sayma-, …) olmak üzere iki gruba ayırabiliriz. Fiziksel şiddet dilini kullanan taraf ne yazık ki çoğunlukla fiziksel yönden güçlü olan taraftır. Bu tarz şiddet aynı zamanda psikolojik şiddeti de içinde barındırır. Psikolojik şiddette ise fiziksel şiddet ortaya çıkmaz. Ancak, en büyük psikolojik şiddet türü sövmektir (küfretmek). Bu konuya özellikle dikkat çekmek gerekiyor. Çünkü, sövmek neredeyse sanki yemek içmek gibi normal karşılanır noktadadır. Ama evliliklerde bu tür sözler belli bir noktadan sonra geriye dönüşsüz bitişe götürür.

Eşlerin değişik koşullarda ve türdeki iletişim diline dikkat etmeleri, ilişkinin sağlıklı olmasında en önemli etkendir. Örneğin; eşlerden sadece biri çalışıyor ve diğeri işsiz ise ya da herhangi bir nedenden dolayı çalış(a)mıyorsa, çalışan taraf çalışmayana karşı kullandığı sözlere çok dikkat etmelidir ve ''Çok para harcıyorsun, az harca, ben bu parayı nasıl kazanıyorum senin haberin yok, sokaktan toplamıyorum, birazcık idare etmeyi öğren, babanın evinde böyle mi yaşıyordun, karnın doyuyor daha ne istiyorsun, aç mısın açık mısın...'' gibi sözlerden uzak durmalıdır. Ki, bu sözler psikolojik şiddettir. Bu şekildeki konuşmalar kesin ve net iletişim bozukluğudur ve sonunda da ilişkideki sevgiye, güvene ve saygıya zarar verir.

İletişim bozukluğuna başka bir örnek; şakayla karışık iğnelemeler, dalga geçmeler, ciddiye almama davranışları ve aşağılamalar şeklindeki hakaretlerdir. Çiftler başbaşa iken bu tür şakalar belki gülünç gelebilir, esnek karşılanabilir, ama normalde kesinlikle yapılmamalıdır. Ne yazık ki eşlerden bazıları tarafından sosyal ortamlarda bile bu dil kullanılmaktadır ve devamlılığında ise aynı sözleri aynı kişiye karşı yakın çevresindekiler de kullanmaya başlar. Belli bir noktadan sonra bunlar ilişkide sorun yaratır. Eşler toplumsal ortamlarda birbirine nasıl davranırsa, diğer kişiler de o kişiye aynı yaklaşımı sergiler. Sevgi sözcükleri gönülleri hoş eder, diğer türlüsü ise felakettir.

Eşlerin birbirine karşı arada bir sesini biraz yükseltmesinin, kendini ifade etmek için bazen bağırıp çağırmasının doğru olduğunu kimse söyleyemez ve elbette bu yapılan şiddettir. Temelinde iletişim bozukluğu yatar. Ama bu tür davranışlar çok seyrek şekilde oluyorsa, hemen evliliği bitirmek şeklinde bir adım atmayı gerektirmez. Sonuçta hiç kimse melek değildir. Eğer bunların sıklığı giderek artıyorsa, önce profesyonel yardım alarak sorunu çözmek için çaba harcanır, yararı olmuyorsa o zaman ayrılma konusu gündeme gelebilir. Evlenmek çok kolaydır, mutlulukla başlar, ama boşanmalar zordur, felakettir, hayatı darmadağınık eder. O yüzden hangi dili kullanmanın doğru olduğu konusuna dikkat edilmelidir.

Çiftlerin kullandığı iletişim dili; ya onları birbirine yakın tutar ya da birbirinden uzaklaştırır. Eğer ilişkide bedensel ve sözel iletişim dilinde uzaklık ve soğuma başladıysa, çiftler bunları kendi aralarında çözemiyorsa profesyonel yardım alma adımları atılmalıdır. Diğer türlüsü ilişkinin kopmasına ve bitmesine doğru götürür.
Şiddet dilinin sevgi kazandırdığı görülmemiştir. Tam tersine şiddetin getirisi ''korku ve nefrettir''. Ve uzun vadede yuva yıkar, perişan eder ve eğer bir de çocuk varsa onun geleceğini alt üst eder. Çünkü, çocuklar tüm davranışları önce anne ve babadan öğrenirler.

İletişim konusunda önemli bir noktaya değinmeden geçmemek gerekir; iletişimsizlik, yani küskünlük. Küskünlük, psikolojik bir şiddet türüdür ve iletişimi tamamen koparmaya doğru giden yanlış bir davranış tarzıdır. Bir tartışma sonrasında belki birkaç saat kırgınlık ve sessizlik olabilir, ama bu süre günlerce ya da daha fazla zaman sürüyorsa, ilişki sağlığı açısından tehlike çanları çalıyordur. Ne yazık ki bazı durumlarda aldatmaların bir bölümü de bu zamanlara denk geliyor.

Ayrıca bedensel ve duygusal bir başka iletişim dilinden de bahsetmek gerekiyor; eşler arasında yaşanan ''cinsellik''. Çünkü, cinsellik de bir iletişim dilidir.
Evinizin kapısından içeriye girdiğiniz andan itibaren yatak odası dışındaki bölümlerde ev yaşamının % 80'i sevgi, ilgi, fiziksel ve ruhsal dinlenme, sohbet şeklindeki iletişim dili, % 20'si ise romantizm ve cinsellik içerikli iletişim dilidir.
Yatak odanızın kapısından içeriye girdiğiniz andan itibaren ise yaşamınızın % 80'i cinsellik ve romantizm, % 20'si ise uyku, dinlenme ve sohbet dilidir. Bu dengeleri iyi kurmak ve korumak gerekir.

Soru: Mutlu olmak için hangi dili kullanmak doğru olur; sevgi, ilgi, övgü mü, yoksa şiddet, nefret, sövgü mü?

Seçim sizin...!!!

Unutmayın; bir kadının hanımefendiliği ve bir erkeğin beyefendiliği, eşine davranışından bellidir.

Son bir açıklama; evlilikte kullanılan iletişim dili için ''Dilin kemiği vardır'' demek yanlış olmaz, ve o kemik saygıdır.

Sevgiyle ve mutlu kalın.

Resital Aile – Evlilik ve İlişki Danışmanlığı

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.