Mack burger
Serhat Köse

Serhat Köse

Mail: [email protected]

FRANSIZ PSG Mİ İSPANYOL MALAGA MI?

FRANSIZ PSG Mİ İSPANYOL MALAGA MI?

21’inci yüzyıla girmemizle birlikte globalleşen dünyayla birlikte futbol da isim değiştirdi ve adı ‘Endüstriyel Futbol’ oldu. Futbolculuk çok eskiden meslek dışında yapılabilir bir hobi iken günümüzde bir meslek hatta dünyada Amerikan Basketbol Ligi (NBA)’nden sonra en çok para kazandıran bir meslek grubu haline geldi. Düşünün orta çaplı bir futbol kulübünde forma giyen bir futbolcunun 1 yılda kazandığını bir işçi kazanabilmek için 10-20 yıl arası belki de daha uzun süre çalışmak durumunda kalıyor. Futbolcular hele bir de ünlenmeye başladığı zaman sponsorluklar ve reklamlarla birlikte müthiş gelirler elde edebiliyorlar. Türkiye’de bu anlamda göze çarpan en güzel örnek şu sıralar Fransız Marsilya forması giyen Cengiz Ünder’dir diye düşünüyorum. Sempatik de bir yüze sahip olan başarılı futbolcu, futboldan kazandığı kadar oynadığı reklamlardan da kazanıyor. Dünya da ise Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi bu anlamda başı çeken futbolcular ki bunlar zaten siz futbolseverler olarak malumunuzdur, yazmaya bile gerek yok. 
Konumuza gelelim. Başlığımda attığım iki futbol kulübü. Bu iki kulüp de Arap sermayesinin desteğini arkasına alan kulüpler. Kaldı ki son yıllarda Chelsea’yi satın alan Rus iş insanı Roman Abramoviç dışında dikkat çeken kulüp satın alma işlemlerini gerçekleştiren kişiler hep Arap Yarımadası’ndan çıktı. Son günlerde İngiliz Newcastle United’ın da satıldığı konuşuluyor ama ne aşamada bunu süreç içerisinde göreceğiz. Yine bir İngiliz devi Manchester City de yine Arap sermayesinin elinde olan kulüpler arasında bunu da atlamayalım. Ancak bunların arasında en dikkat çekeni son yıllarda Paris Saint Germain (PSG)’i satın alan Katarlı Nasır el-Halifi. Bu adam varını yoğunu bu kulübe harcıyor. Zaten futbolun içerisinde bulunan en zengin iş insanları arasında zirvede yer alıyordur kendisi bundan eminim. Hayali olan Messi’yi takıma kazandırdı, şimdi de Cristiano Ronaldo’nun peşinde. Bu iki büyük yıldız zaten aynı takımda oynayacaksa bu PSG dışında başka bir takım tarafından gerçekleştirilemez. Her ne kadar PSG son yıllarda Fransa Lig 1’i domine etse de Avrupa’da o istenen başarı bir türlü gelmedi. Tüm futbolseverler PSG ne zaman Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu alacak diye bekliyor. Ancak şu yadsınamaz bir gerçek ki PSG’de bu Arap sermayesi aşısı tutmuş gibi görünüyor. 
Gelelim başlığımın diğer kulübüne. O da bir başka Katarlı’ya şeyh Abdullah el-Tani’ye 2012 yılında satılmıştı. O dönem takıma Santi Cazorla, Jeremy Toulalan, Ruud Van Nistelrooy, Martin Demichelis gibi 10 yıldız futbolcu toplamda 58 milyon euro harcanarak takıma kazandırılmıştı. Malaga’nın aşısı tutmuş gibi göründü, çünkü takım o sezon Real Madrid ve Barcelona’nın ambargo koyduğu ligi 4’üncü bitirdi. Ancak şeyhin ayak oyunları sonrası takım sonrasında yalnız bırakıldı ve günümüzde Malaga yıllardır alt liglerde mücadele ediyor. 
Bunları niye anlattım? Altaş Denizlispor’da bu takımlar gibi büyük yapılanmalardan söz edemesek de kendi çapında yeni bir yapılanmaya gitti. TFF 1. Lig özelinde kaliteli futbolcular kadroya dahil edildi. Paraysa bu lige göre iyi de para harcandı. Hele kaldırılan transfer yasağını ve oyunculara verilen parayı da hesaba katarsak ligde mücadele eden birçok takıma göre daha çok para harcandı Altaş Denizlispor’a. Yapılanmaların iyi örneklerini de verdim yukarıda kötü örneklerini de. Ya PSG olup efsane olacağız ya da Malaga olup gazoz olacağız! Malaga’nın başına geleni kesinlikle istemem ama PSG gibi olmak da çok zor. Ama en azından Birleşik Arap Emirlikleri sermayesine verilen Getafe gibi olabiliriz diye düşünüyorum. Sonumuz iyi olur umarım…

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar