Denizli
09 Şubat, 2023, Perşembe
  • DOLAR
    18.83
  • EURO
    20.32
  • ALTIN
    1138.2
  • BIST
    4823.68
  • BTC
    22881.61$

'İLHAM TARLASI RÖPORTAJLARI'

08 Ocak 2023, Pazar 10:49
'İLHAM TARLASI RÖPORTAJLARI'

nilgün serttaş

1- Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Nerelisiniz? Hangi bölümden mezunsunuz? Nasıl Bir Çocukluk Geçirdiniz?

Ben Nilgün Serttaş, İzmir doğumluyum ama Ankaralıyım. Ankara Kız Meslek Lisesi Resim bölümü mezunuyum; bu bölümü okuyabilmek bile başlı başına benim için bir maceraydı çünkü babasız dört kız kardeş ve çocuklarına yetiştirmeye çalışan bir anne için kızının resim bölümü okuması bir lükstü ve bu yüzden resim bölümü seçtiğimi aileme söylemedim ta ki seçtiğim bölümden beni alamayacağından emin olana kadar. Okulu bitirene kadar sürekli senden bir şey olmaz dediler. Mezun olduğum sene bir döşemelik fabrikasında tasarımcı olarak iş buldum ve eşimle orada tanıştım. İki yıl sonra üniversite sınavına girdim ve birinci basamağı geçtim. Ankara Gazi Eğitim Fakültesi yetenek sınavına girmek istedim ve patronum izin vermedi. “Ben seni sınava giresin diye yetiştirmedim” dedi ama ben inat ettim ve işten ayrıldım. Sırf sınava girebilmek için… Ama kazanamadım. Resim; özel eğitim, çok çalışma ve bol dersle kazanılabilecek bir bölüm. Benim de özel ders alabilecek bir bütçem yoktu. Benim için çok büyük bir hayaldi biliyorum ve ben de resim çizmeye devam edebilmek için otobüse binip Denizli’ye geldim.

Denizli maceram da burada başlamış oldu.

 

2- Mesleğinizi Nasıl Seçtiniz? Sizi Yönlendiren Birileri Oldu mu?

Beni resim bölümüne yönlendirebilecek bir bilince, aile üyelerine ya da arkadaş çevresine sahip değilim. Tamamen içgüdülerimi dinleyerek gönlümün istediği yolda ilerleme kararı aldım.  Yaptığım iş dışında başka bir işi bu kadar mutlu yapabileceğimi zannetmiyorum.

 

3- Buralara Gelirken Karşılaştığınız Zorluklar ve Baş Etme Yöntemleriniz Nelerdi?

Kendime ait özel bir dünyam var ve dışarda insanlar ne derlerse desinler ben iç dünyamda tek başıma her zaman umutla yaşamayı seçtim. Hayat çok kısa, sevdiğin işi yapamadıktan sonra yaşamının bence bir anlamı yok. Önceliğim her zaman hayallerim oldu. Sevdiğiniz işi yaparken yürüdüğünüz yolda ayağınıza takılan taş bile eğlenceli gelebiliyor.

 

 

4- İlham Aldığınız Birileri Var Mı? Bize Onlardan Bahseder Misiniz? Sizi Etkileyen Taraflarından Mesela?

Coco Chanel, muhteşem bir kadın, çok büyük zorluklardan geçmiş olmasına rağmen büyük bir marka olmak için asla durmamış. Türkiye’den de Ümit Ünal’ ı inanılmaz takdir ediyorum. Mükemmel bir tasarımcı olduğunu düşünüyorum ve yurtdışında da ismiyle güzel bir marka oluşturmuş. Hayalim onun başardığı şeyi başarabilmek. “Niseko”nun açılımı Nilgün Serttaş Koleksiyon. Bunu yapabileceğimi biliyorum. Kendime ve hayallerime sonsuz güveniyorum.

 

 

5- Başucu Kitabınız Nedir? Veya ‘Herkes Okumalı’ Dediğiniz Bir Kitap?

Jostein Gaarder- Sofie’nin Dünyası benim için çok özel bir kitap. Her gün Ankara’da çalıştığım fabrikaya giderken elimde o kitapla serviste vakit geçiriyordum ve hala o kitap aradan 28 yıl geçmesine rağmen elimin altında. Yaşadığımız ve gördüğümüz gerçeklerin aslında bir gerçek olmama olasılığını anlatan güzel felsefi bir roman. Bir de son dönemde köklerimiz, ailelerimizle, aile dizilimi ile ilgili özel çıkan bazı kitapları okumaya çalışıyorum çünkü ne kadar inkar etmeye çalışsak da her şeyimiz özümüzde, atamızda ve köklerimizde. Kendimizi, atalarımızı olduğu gibi kabul edebilirsek işte o zaman bu dünyada gerçekten var olabileceğimizi inanıyorum. Bu yüzden herkesin köklerini, atalarını yani kısacası kendi özlerini çok iyi tanımaları gerektiğini düşünüyorum. Bu konuyla ilgili kaynaklar okumalarını tavsiye ediyorum. Benim favori yazarım Tuna Tümer.  Benim tasarıma bu kadar hevesli olma nedenim tamamen babaannemin köydeki evlenecek genç kızlara diktiği yorganlarla başlayan bir macera. Yorganların üzerindeki desenleri sabunla tek tek çizdiğini ve onun üzerinde yorgan iğnesi ile tek tek işlediğini hatırlıyorum. Biliyorum ki benim tasarıma olan aşkım da onun genlerinden bana geçen hücrelerle alakalı. Yani kısacası hayatta keşke demeden iyikilere dört elle sarılarak ilerlemek gerektiğini düşünüyorum. Bu kitaplara ilgim de bu yüzden.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.