Denizli
26 Eylül, 2022, Pazartesi
  • DOLAR
    18.45
  • EURO
    17.90
  • ALTIN
    976.19
  • BIST
    3300.06
  • BTC
    18933.81$

İmkansız Bir Uyku

11 Ağustos 2022, Perşembe 17:10
İmkansız Bir Uyku

Merhaba sevgili dostlarım, bunca zaman yazıların ve görüşmelerin sonrasında kat ettiğimiz yolu görmek, şöyle bir arka dönüp bakmak inanın keyif verici. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Bugün sizlerle, canlıların beyin yapısında uykunun farklı varyasyonları üzerinden yeni bir perspektif kazandıracağını düşündüğüm bazı bilgileri ele alacağız. Öncelikle uyku ve uykunun varyasyonları üzerinde kısa bir bilgilendirme yapalım.

Uyku canlıların hareket halinde iken gerçekleştiremedikleri dinlenme eylemini vücudu bir süre kapatarak dinlendirdiği süreçtir. Ve bu süreçlerde beyin sadece iç organlarımızı aktif tutar. Genel kanı ile bakarsak durum bundan ibarettir ama bilim insanları son yıllarda şunu keşfettiler ki, beyin uyku sırasında bazı evrelerden geçmekte bunlar derin uyku, hafif uyku, ram uykusu vb gibi adının çok önemli olmadığı süreçler. Bugünün konusu aslında bilimsel bir yazı olmaktan ziyade farklı bir konu ile kapanacağı için çok fazla açıklama yapma ihtiyacı duymuyorum. Diğer canlıları ele aldığımızda uyku konusunda örneğin kuşlar beyinlerinin bir lobu derin uykuda iken diğeri hafif uykuda olacak şekilde uyuyorlarmış. Bunun sebebi beynin bir lobu her an gelebilecek tehditten korunmak ya da yunuslar bir lobunu derin uykuya alırken diğer lobunu tamamen uyanık bırakabiliyorlar. Neden anlatıyorum bunları…

Aslında insanoğlu da zaman zaman bunu yaşıyor, buna ‘’İLK GECE ETKİSİ’’ deniyor. Bu süreci açıklamak gerekirse misafir olarak gittiğiniz bir evde gece uykusuna dalamamanız ve daldığınızda aniden ve erkenden uyanabilmeniz. Beyniniz güvende hissetmemesidir. Yani halk arasında ‘’YERİNİ YADIRGAMAK’’ deyimi buradan gelmektedir. Şimdi dönüp baktığımızda merak ettiğim bir şey var. Maalesef bende böyle bir yazarım, sizleri direkt olarak konuya ulaştırmaktansa sorgulamadan önce biraz bilgi fırtınası yapıp hiç ummadığınız bir yere bağlamak bana keyif verici olduğu kadar sizler için de akılda kalıcı oluyor. Bunca uyku muhabbetini niçin mi yaptık?

Yaşadığınız topraklarda ki değişim, enflasyonlar, zamlar, kültürel emperyalizm hareketleri ve adını saymak için kendimi yormayacağım bir sürü tehdit içerisinde, ülke nüfusunun salt çoğunluğu nasıl oluyor da bu denli rahat hissediyor. Denizlerde özgür gezen bir Yunusun, beyin loblarının birini tehditlere karşı uyanık bırakırken, bu salt çoğunluk iki beyin lobunu birden 20 yıldır uyku moduna almayı başarabiliyor. Ülkemizde imkânsız diye bir şey yok, gurur duyuyorum, bir topluluk 20 yıl uyuyabilir mi? Evet uyur, hem de beyninin iki lobunu birden uyutur hatta ‘’YERİNİ HİÇ YADIRGAMADAN’’.

İYİ UYKULAR TÜRKİYE!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.