Zeliha Özyurt

Zeliha Özyurt

Mail: [email protected]

Kahveler Hazır mı?

Kahveler Hazır mı?

İnsan ömrü de kuruyup dökülen yaprakların hikayesine benzemiyor mu sizce? Bekliyor insan mevsimleri; gün dönümlerini, akşam batan güneşi, meyve verecek ağacı, en sevdiği sanatçının konser saatini, buluşma vakitlerini, çok sevdiği bir ayı…. Bazen bir günü bazen bir geceyi… Beklemek işimiz tabii tıpkı yaşamak gibi. Ta ki birgün kuruyup yapraklar gibi dökülene dek.

Mevsimler birer hayat ise şayet; her ne kadar bu yapraklarla aşk yaşasam da ağaç olup çiçek açmayı beklerim şu üç günlük dünyamda. Her ay yeni umutlarla doldururum ajandamı. Yapılacaklar listem uzar da uzar. Ama yeni şeyler dilerim. Çiçek dikerim mesela nasıl büyüyeceğini gözlemleyip anlamlar yüklerim. Sarılırım doğaya. Her mevsim bize vereceği sonsuz nimetlere… Dün üzüldüğüm şeyi unuturum. İnsanım sonuçta. Yeniden başlarım. Okunacak kitaplarım hiç bitmez. Sevdiğim bir arkadaşımla vedalaşır gibi uğurlarım romandaki karakterleri. Sonra mutlaka birine dokunmak isterim. Bir iyiliğim geçsin bu dünyadan diye. Her hafta her ay umut ederim.

Sonbahar en sevdiğim mevsim. Aylardan ise Eylül… İçeceğim kahveleri stoklar, yeni kitap alış verişleri yapar, güzel defter ve kalemler edinirim kendime. Okuyacaklarım ve söyleyeceklerim çoktur. Sizler de gündemi kapatın. Dünyayı sessize alın ve kahveleri hazırlayın. Yine en çok kendimize ihtiyacımız var unutmayın. Hem ne demiş Nazım Hikmet;

 ‘’Ayrılıkların, aşktan büyük yaşandığı, koca bir ömürdür eylül.

   Yağmurdur, hüzündür, kimse bilmesin isterim.

    Eylül, Piraye’dir.’’

 Takvim yapraklarında ve rafine zevklerimizde buluşalım o halde.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar