uğur okulları
Meltem Alacacı

Meltem Alacacı

Mail: [email protected]

KÜRESELLEŞTİREMEDİKLERİMİZDEN MİSİNİZ?

KÜRESELLEŞTİREMEDİKLERİMİZDEN MİSİNİZ?

Küreselleşme girdabına neden bu kar hızla kapıldık? Neden bizim olanı, bizden olanı bu kadar kolay yok saydık? Küresel şirketlerin ürünlerini tüketmek bizi ‘’Modern’’ yapar diye mi düşündük? Yoksa o şirketlerin ürünlerini tüketmeyi sınıf atlamak, statü değiştirmek, kendimizi konumlandırdığımız yeri yükseltmek olarak mı algıladık? Ya da yeni olana olan tutku muydu bu kapılışımız?

Bu sorulara pek çok soru daha ekleyebiliriz ama gerçek şu ki küreselleşmenin bir başka uzantısı olan sosyal medya hayatımıza girdiğinden ve hayatımızda önemli ve etkin bir yer edindiğinden beri küresel tekelin sunduğu markalara daha bir meyilli olduk.

 Sosyal medyanın hayatımızda çok fazla yer edinmesi küreselleşmenin sonuçlarından bir tanesidir. Bu sosyal medya mecralarında görünür, bilinir, tanınır olmak, küresel firmaların markalarını kullanıyor olmak bize statü kazandırıyor sandık. Elimizde tutuğumuz o meşhur kahve markasının al-götür karton bardağını logosu görünecek şekilde, objektifin içine sokarak fotoğraf çektirmeyi ve bunu paylaşmayı marifet saydık. Elimizdeki kahveyi tüketirken pek çok güzel değerleri de tükettik.

Bizim olanlar, yerel olanlar çok daha güzel iken bu etikete düşkünlük, bu bizim olanı öteleyen bir mana da iteleyen zihin yapısı benim hiç anlamlandıramadığım bir durum.

Ben şahsen, o küresel kahve şirketi zincirlerinin kapısından içeri adım atmam. Butik, samimi, yerel, küçük mekanları her zaman çok sevmişimdir. Sadece ülkemizde değil dünyanın neresinde olursa olsun tercih edeceğim yerler böyle mekanlardır.

Bizim ülke olarak, yerel o kadar güzel markalarımız varken ve bunları dünyaya tanıtmak varken dünyanın bir ucundaki yabancının ürününü baş tacı etmek bana çok garip geliyor.

Yemekte de aynı durumun benzerleri yaşanıyor. Türk mutfağının onca geleneksel, beğenilen, sağlıklı yemekleri varken ne tür malzeme ile yapıldığı belli olmayan, koruyucu ve katkı maddesi içerdiği testlerle kanıtlanmış fastfood yemekleri yemek, bu hızlı yemek kültürüne bodoslama dalmak yine anlayamadığım konulardan bir diğeri…

Gazlı içecekler ve kola tarzı içecekler de keza öyle…. Besin olarak hiçbir değer içermediği gibi sağlık açısından pek çok hastalığa yol açma konusunda sicili kötü bu içecekler hala tüketiliyor. Hem sağlığa hem paraya kasteden bir şeyi içmekte, ,bilemedim ne denli akıllıca…

 Kazım Amcanın turşu suyu koladan daha mı az lezzetli? Bence değil; probiyotik zengini turşu suyunun yanında kolanın, gazlı içeceklerin esamesi okunmaz. Bu değeri biçmek için gurme olmaya yada hekim olmaya da gerek yok. Biraz damak tadı, biraz farkındalık yeter.

Gıda, insan yaşamını idame ettirmek için yaşamsal önemde ve bu yaşamsal önemle paralel bir gıda sektörü var. Bu gıda sektöründe ‘’Meşhur’’ küresel şirketlerin ürünlerini tüketmek küresel şirketlerin kasalarını doldurmaya ve onların gücüne güç katmalarına neden oluyor. Küresel şirketler kazanacağına Ahmet, Mehmet, Kazım kazansın… Hem sağlıklı kalalım hem de gelirimiz bizde kalsın hem de milli bir farkındalık ve özgünlük edinelim.

Teknolojide, sanayide, bilimde küreselleşelim, bu alanlarda milli şirketler için küreselleşmenin olumlu yanlarını alalım ama gıdada lütfen ama lütfen küreselleşmeyelim…

 

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar