Denizli
03 Aralık, 2022, Cumartesi
  • DOLAR
    18.63
  • EURO
    19.62
  • ALTIN
    1077.0
  • BIST
    4962.97
  • BTC
    17076.03$

Okuma Memurları

07 Kasım 2022, Pazartesi 14:58
Okuma Memurları

Merhaba sevgili okurlar, sizlerle kayıp giden günlerin hüzünlü gerçeklerini tartışmak istiyorum. Hepimizin maruz kaldığı bir dolandırıcılık bu. Paradan kat kat daha değerli bir durum. Nedir bu?

Tabi ki zamandır. Zaman en büyük servettir. Hadi bu serveti nasıl hiç ettiğimize bakalım…

Eğitim adı altında mantar gibi türemiş özel ve resmi kurumlarda liyakat esası olmayan yapılanmalarla sizlere disiplin, eğitim, modern kültür ve nice kavramların kopyalanmış bir tiyatrosu oynatılıyor...

Nasıl mı? Yurt dışını görmüş gelmiş ve cehaleti yüzünden akan, aslını unutan, kültürünü yaşatamayan, dilini unutan, milli bilinci göstermelik düzeyde olan şahıslar tarafından her sabah 8:00’da başlayan eğitim zırvalığı ile… Ya da kendi ego problemlerini öğrencisine yansıtan, cinsiyetçi veya psikolojik bozukluk gibi zihinsel problemlere sahip olan bireylerin öğrencilere dayattığı zorluklar, sınavlarının zor olması ile övünmeleri veya sınavından kimse geçemiyor diye gururlanması ne kadar üzücü bir durum.(Hastası ölen doktorun, binası yıkılan mühendisin övünmesi gibi). Benim ‘Kuantum Fiziği’ ya da  ‘Sanat Tarihi’ hakkında hiçbir uzmanlığım yok lakin yarın sabah bir sınav hazırlasam dünyadaki kimse geçemez. Neden biliyor musunuz? Çünkü geçirmezsem geçemez. Öğretmezsem geçemez… Ve bu tarz insanlar yüzünden her sabah derse başlayan bir öğrenci çoğunlukla şu manzara ile karşılaşıyor karşısında bir okuma memuru, yanlış anlamadınız öğretmen değil ‘OKUMA MEMURU’ ! Neden mi bu kavramı kullanıyorum? Çünkü belli bir düzeye gelmiş bireylere ekrana açılan ders sunumunu okuyup geri gitmek öğrenciye sanki okuma yazma bilmiyormuş muamelesi yapmak, bir ‘’TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÖĞRETMENİNE, AKADEMİSYENİNE’’ yakışır bir hareket değil. Lütfen bu köşe yazısında Öğretmen ve Akademisyenler bizlere darılmasın sözümüz eğitime gönül vermiş saygımızın sonsuz olduğu eğitimcilere değil aksine onların bu saygınlığını hiçe sayan meslektaşlarına...

Bu sözler yerini buluyor. Yaratmaya çalıştığımız farkındalık şu ki öğrencilik hayatında sizleri zorlamayan, slaytları bir bir okuyup geçen eğitimciler bir fazla seviliyor. Ama fark etmeliyiz ki sizden en önemli şeyi çalıyor ve bu ülkenin en temel direği olan eğitim hakkınızı ellerinizden sessiz sessiz alıyorlar. Bu farkındalığın temel esası şudur ki öğrenci koyun, okuma memurları çoban olmuş vaziyette. Ve bir şeyleri gerçekleştirme adına kendini hala geliştirmeye devam eden eğitime gönül vermiş eğitimci sayısı maalesef ki azınlıkta. Bir insan beyni, önem verilmeyen şeyleri belirli bir süre sonra unutur, bu da bazı insanların sürekli slayt vb. materyallere ihtiyaç duymasının temel sebebidir. Nasıl mı çözülür? Alanında uzman olduğu iddia edilen ve buna hak kazanmış eğitimcilerin her 5 yılda bir denetimden geçmesi ve sınava tabi tutulmasıdır. Eğitime gönül vermiş insanların buna karşı geleceğini düşünmek saçma olur. Çünkü işine önem veren ve buna 5 yıl boyunca özenmiş bir eğitimci gönül rahatlığı ile sınava girer ve rüştünü ispatlar. Ve aynı zamanda almış olduğu maaş ve ünvanı, hiçbir iş yapmadan gelişime kapalı ama aynı haklara sahip meslektaşları ile kıyaslayıp motivasyon düşüklüğüne maruz kalmaz. Bu kendini eğitime adamış insanları daha çok motive ederken, eğitim terörü ile zamanımızı çalan bireylerinde eğitim sisteminden ayıklanmasına olana sağlar.

Türkiye’nin her yerine karargâh kurabilir ve binlerce asker toplayabilirsiniz ama unutmayın ki başlarına bu bayrağa gönül vermiş nitelikli komutanlar getiremezseniz, hiçbir savaşı kazanamazsınız. Bu her alan için geçerli, eğitim tüm alanlarda faaliyetlerin yapı taşıdır. Sizi kabuğunuzun dışına çıkarmaya zorlayan insanlara sarılın. Size yeni bir perspektif kazandırmak için kendini heba eden insanlara saygı duyun. Size tarihi ve kendinizi her zaman hatırlamanıza sebep olan milli bilinci yüksek eğitimcilere emanet ediyorum. Ve sen ’OKUMA MEMURU’ diye bahsetmiş olduğum arkadaş eğer burada isen sana ve senin yüzünden tüm okurlara hatırlatmak zorunda olduğum için üzüldüğüm fakat milletçe gurur duyduğumuz bir söz ile veda ediyorum bu yazıya…

Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır…

Mustafa Kemal Atatürk

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.