Meltem Alacacı

Meltem Alacacı

Mail: [email protected]

ÖNCE ÇOCUKLAR VE GENÇLER

ÖNCE ÇOCUKLAR VE GENÇLER

Olağanüstü bir durum olduğunda o durumun içinden ilk kurtarılacaklar için ‘’Önce kadınlar ve çocuklar’’ denir.

Ülkemiz şu anda olağanüstü bir durumun içinde; cinsel istismara uğrayan çocuklar, öldürülen kadınlar-erkekler, yanan ormanlar, talan edilen doğa, ölümün eşiğinde denizler, yağmalanan kamu varlıkları, satılan fabrikalar, rektör atanan üniversiteler, işsiz insanlar, yaşadıkları karşısında ümidini yitirmiş gençler, hak etmedikleri koltuklarda oturan bürokratlar, geçim sıkıntısı yüzünden intihar eden insanlar, kısıtlanan özgürlükler, bağımsızlığını yitirmiş yargı, dağıtılamayan adalet, işlevsiz muhalefet, güya iş adamları vasıtasıyla aklanan karaparalar, zengin ve fakir arasında açılan makas, işkence edilen hayvanlar, demografik yapısı bozulan bir ülke ve daha sayamadığım niceleri…

Bu olağanüstü şartlarda kurtarılacak olanlar önce çocuklar ve gençler ki çocuklar ve gençler bizim geleceğimiz, onlar yoksa gelecek yok…

Yabancılar ve hatta aileleri tarafından istismar edilen çocukları koruyamıyoruz. Aileleri korumuyor, Devlet korumuyor, hukuk korumuyor o zaman görev bizim, toplum olarak biz korumak zorundayız. Adaletin sağlanması için sesimizi çıkarmak zorundayız.

İstismarcının eline bırakılan çocuğun ileride sağlıklı bir birey olma olasılığı ne kadar? Çocukların o çocuk kalplerine açılan yaralar kimsenin umurunda değil mi? Onlar küçük, onlar savunmasız, biz ses çıkarmazsak yaşadıkları karanlık onları boğacak, buna nasıl izin veririz? Veremeyiz.

Ya gençler, onca yüksek puan alarak kazandıkları üniversitelerin kapılarından içeri alınmayan gençler… Atanmış rektör istemedikleri için terörist ilan edilen gençler, darp edilen, yaka paça gözaltına alınan gençler, mezun olduğunda iş bulamayan gençler…

Geleceğimizin teminatı gençler mutsuz, küskün ve ümidini yurt dışına bağlamış durumda, ülkede yaşamak istemiyorlar, büyük bir beyin göçü söz konusu. Bir gencin kendi ülkesinde yaşamak istemeyecek hale gelmesini kabul etmek mümkün değil.

Gençler! Bu ülke bizim, bozulan her şeyi yeniden düzeltmeye gücümüz var, çünkü siz varsınız, gitmeyin, gidecek olan siz değilsiniz. Ne diyor Atam ‘’Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur.’’

Birlik olmalıyız; siyasi görüşü, hayata bakışı, etnik kökeni ne olursa olsun genç-yaşlı, kadın-erkek toplumun her kesimi ortak payda olan demokrasi, adalet ve hakça yaşam düzleminde buluşmalıyız. Kendimizi geliştirmeliyiz. Her ne yapıyorsak en güzelini, en ahlaklısını, en doğrusunu yapmaya çalışmalıyız. Bu ülke için, yaptığımız her şeye katma değer katarak yapmalıyız.

Hegemonik sistemin en iyi uyguladığı yöntem böl ve yönettir. Bölünen kolay lokma haline gelir. Bölüneni alt etmek kolaydır. Bu yüzden halk olarak birlik olmalı, akıllı davranmalıyız.

Ayrıca, mensup olduğumuz dini başkalarının anlattığı şekilde, başkalarının gösterdiği şekilde değil kendi araştırmalarımız sonucu yaşamalıyız, çünkü toplumu en çok inanç üzerinden manipüle ediyorlar. İnancımız taklidi değil tahkiki olmalı.

Ümitsizliğe ise asla yer yok;  ‘’Kıyametin kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz’’ diyen bir peygambere ve savaşlardan bitap düşmüş, yoksul toplumdan modern Cumhuriyet kurmuş bir öndere sahibiz.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar