Haberler Mail veya WhatsApp olarak gelsin!
Denizli'de 2 çocuk annesi 5. kattan kendini boşluğa bıraktı
Denizli'de 2 çocuk annesi 5. k...
17:50DTO iftarında Denizli iş dünyası tek sofrada buluştu
DTO iftarında Denizli iş dünya...
17:41Çameli’de “bereket” görüntüsü: Asfalttan su çıktı
Çameli’de “bereket” görüntüsü:...
17:33Ege güven endeksi açıklandı: Ertemur 5. sırada
Ege güven endeksi açıklandı: E...
Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili olarak çok önemli bir açıklama yaptı. Alper, darbenin sanıldığı gibi 15 Temmuz’da başlamadığını açıkladı.
denizli24haber
EDİTÖR
Giriş: 10.10.2016 - 06:18
Güncelleme: 10.10.2016 - 06:18
Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması mensupları tarafından girişilen 15 Temmuz darbesi hala gizemini korurken Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper’den darbe planlaması hakkında çok önemli bir açıklama geldi. Denizli’de darbeye katılan 60 askerin kamu davası ile müebbet ile yargılanacağını açıklayan Alper, darbenin sanıldığı gibi 15 Temmuz’da değil 13 Temmuz’da fiilen başladığını açıkladı. İşte Mustafa Alper’in darbe bilgilendirmesi “ 15 Temmuz 2016 günü Fethullahçı Terör Örgütü tarafından Ülkemizde gerçekleştirilmeye çalışılan darbeye teşebbüs sırasında Denizli 11.Komando Tugay Komutanlığı'ndan çok sayıda askeri personelin Ankara'daki kalkışmayı desteklemek üzere Çardak Havaalanı'nı ele geçirdiklerine ilişkin yazılı ve görsel basında pek çok haberin yer alması, yürütülen soruşturmanın akıbeti hususundaki kamuoyu merakı , iş bu basın açıklamasının yapılmasını gerektirmiştir.
2016/19700 sayılı soruşturmada derlenen delillere göre: Önceki tatbikat uygulamalarına ve teamüllere aykırı surette 13 Temmuz 2016 günü Aydın-Söke Askeri Birliğinde acil içtima yapılarak 2 tabur askerîn Denizli 11. Tugay Komutanlığı'na nakledildiği, 14-17 Temmuz tarihlerini kapsayan eğitim planlamasında 16 Temmuz günü saat 2.30'da motorlu intikal ile havaalanının ele geçirilmesinin öngörüldüğü, mahallinde keşif yapıldığı, zorunlu olmasına rağmen Ege Ordu Komutanlığı ve güvenlik açısından Emniyet Müdürlüğü'ne bilgi verilmediği, atanmakla birlikte kadrosu Harp Akademileri Komutanlığı'nda bulunan bir subayın tugay faaliyetlerine katıldığı ve gizli görüşmelerin gerçekleştirildiğine ilişkin tespitlere ulaşılmıştır.
15 Temmuz gecesi darbe girişimini planlayan ve kendilerine Yurtta Sulh Konseyi adını veren cuntacılar tarafından "yıldırım" öncelikli mesajın gönderilmesiyle, harekat 23.00'e çekilerek, belirlenen askeri birlikler araçlarla ve azamî hız sınırını da aşarak, önceki tatbikatlardan daha fazla mühimmat ile Çardak Havaalanı'na intikale başlamış, tugayın çıkış kısımlarına zırhlı araçlar konuşlandırılmış, mülkî amirliğin uyarıları dikkate alınmamıştır. Bunun üzerine havaalanının elektrikleri kesilmiş, uçaklara yol gösteren "Tacan" isimli cihaz ve jeneratörler çalışamaz hale getirilmiş, yakıt tankları boşaltılmış, pistler sivil araçlarla kapatılmış, az sayıdaki Hava Meydan Komutanlığı personeli de pasif direnişe geçmiştir. Böylelikle, Kayseri-Erkilet Havaalanı'ndan Çardak semalarına gelen 2 askeri uçak iniş yapamayarak, mahalden ayrılmak zorunda kalmıştır. Ankara'daki kalkışmaya destek olmak üzere hazırlanan askerî birlikler; uçakların inememesi, vatandaşlarımızın yolları kapatarak harekata engel olmaları, ihtilal girişiminin akim kaldığına ilişkin oluşan psikolojik ortam ve çözülme ile 16 Temmuz sabah saatlerinde, çatışma gelişmeden yakalanmışlardır. 15 Temmuz gecesi ihtilal kalkışmasının öğrenilmesi ile birlikte, Cumhuriyet Başsavcılığımızca Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160.maddesi gereğince derhal soruşturmaya başlanılmıştır. Çardak Havaalanı'na intikal edenler ile kuvvetli suç şüphesi bulunan tugay içerisindeki subay ve astsubaylar gözaltına alınarak haklarında soruşturma gereği işlemler ikmal edilmiş ve ifadelerini müteakiben 57 şüpheli tutuklanmaları istemiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk olunmuş; 53'ü tutuklanarak İzmir F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'na nakledilmiştir. İlk sorguda 4 alt rütbeli askerî personel ile aşamalarda 11 asteğmen Sulh Ceza Hakimliği'nce adli kontrol kararı ile serbest bırakılmışlardır. Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince; karar yetkisi bulunmayan, sadece verilen emri yerine getirmekle yükümlü, tatbikat olduğu düşüncesinde, silah kullanmayan, ceza kanunlarında yaptırıma tabi tutulmuş başka bir eylemde bulunmayan ve sadece askerlik görevini yerine getiren erat hakkında soruşturma açılmamış, aşamalarda tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulmuştur. Terör ve Örgütlü Suçlar Büromuzca yürütülen soruşturma sonucunda, delillerin kovuşturmayı gerekli kıldığı sonucuna ulaşılarak, 2'si serbest, 1'si yakalamalı, 15'i adli kontrollü, 42'si tutuklu, toplam 60 şüpheli hakkında ; Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Fetullahçı Terör Örgütüne Üye Olma suçlarından Türk Ceza Kanunu'nun 309/1, 311/1, 312/1, 314/2, sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, yine Türk Ceza Kanunu'nun 53, 55, 58/9 ve 63. maddeleri gereğince Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde kamu davası açılmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma aşamalarında; başta Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olmak üzere, Ceza Muhakemesi Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, ilgili ikincil mevzuat, Olağanüstü Hâl Kapsamındaki Kanun Hükmünde Kararnameler ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerine riayet edilmiştir.”