Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Kurumsal İletişim

Paylaş

Kaleiçi Çarşısındaki demirci ustası İbrahim Özden,

1960 yılından bu yana Kaleiçi Demirciler Çarşısında Demircilik yapan İbrahim Özden, mesleğin son temsilcilerinden ilerlemiş yaşına rağmen mesleğini devam ettirmeye çalışıyor. İbrahim Usta yıllardan beri sürdürdüğü mesleğinin geleceği konusunda endişe ediyor. İşte Usta ile gerçekleştirdiğimiz röportajımız…

denizli24haber denizli24haber EDİTÖR Giriş: 18.06.2016 - 23:06 Güncelleme: 18.06.2016 - 23:06
Kaleiçi Çarşısındaki demirci ustası İbrahim Özden,

1945 yılında doğan İbrahim Özden çırak olarak girdiği Demircilik mesleğini halen devam ettiriyor. İlerlemiş yaşına rağmen devem ettirdiği mesleğinin sorunlarını bizlere aktardı.

Kendinizden söz eder misiniz? Mesleğe nasıl adım attınız?

İbrahim Özden: “1960 yılında çırak olarak demirciliğe başladım. Okulu devam ettiremediğim için meslek öğrenmek amacıyla bu işe girdim. Ondan önce 3 yıl ayakkabı çıraklığı yaptım. Sonra da bu işi babam yönlendirdi. Bu mesleğe öğrenme sürecim 1-2 yıl sürdü. 2 kardeş 3 çırak 5 kişi aynı yerde çalıştık.”

Eski dönemlerde yoğunluk nasıldı?

İbrahim Özden: “ Tabiki geçmiş yıllarda yaptığımız işlerde yoğunluk vardı. Eskiden fabrikasyon ürünleri çok yoğun yoktu. El emeği ürünler kullanılıyordu. Yoğunluktan dolayı işleri yetiştirmekte zorlanıyorduk. Gece gündüz çalışıyorduk. O zaman için Teneke soba, Bakır kazan kulpları, Ateş kürekleri, El arabası gibi el yapımı ürünlerin imalatını yoğun bir şekilde devam ediyorduk. ”

O dönemde malzeme bulmada sıkıntı yaşıyor muydunuz?

İbrahim Özden:  Geçmişte malzeme bulmakta zorlanıyorduk. Şimdiki gibi malzeme bolluğu yoktu. Pek çok malzemeyi toplayarak iş yaptığımızı biliyorum. Demir atıklarını değerlendiriyorduk. Hurdacılardan malzeme topluyorduk.  Şimdi ise malzeme çok ancak el yapımı demir işi kalmadı.”

Şimdi demirciler olarak neler yapıyorsunuz?

İbrahim Özden: Şu anda ustalar olarak kendimiz çalışmaktayız. Çırağımız zaten yok. Çırak olsa da bu şartlarda çırağımızın karnını zor doyururuz. Zaten çarşımızda demirciler ve tenekeciler olarak 10-15 kişi anca kaldık. Esnaflar olarak ayakta durmaya çalışıyoruz. Fabrikaların yapmadığı ufak küçük işleri yaparak geçimimizi sağlıyoruz. Yaşımızın ilerlemesine rağmen hizmet sunmaya devam ediyoruz.

Devletten beklentiniz neler?

İbrahim Özden: “Devletten beklentimiz bu mesleklerin yaşamasını sağlamasını istiyoruz. Ancak bu nasıl olacak. Bunun olabilmesi için iş yoğunluğunun olması gerekiyor. Çırak olayının çözülmesi gerekiyor. Devlet bizlere kredi verecek ancak bu krediyi nasıl değerlendireceğiz. İş yoğunluğunun azlığından dolayı kredi alsak bile ne şekilde ve nasıl değerlendireceğimizi bilemiyoruz.”

Bu mesleğin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

İbrahim Özden: “Bu mesleğin geleceği karanlıktır. Bizler bu işi bırakırsak bu işin arkası olmayacak. Çünkü arkadan gelen birileri yok.  Bizim gibi temelden yetişen ustaları zaman gelecek vatandaşlar bizi arayacak. İş yaptıramaz hale gelecekler.”

DEMİRİN TARİHÇESİ

 

Demircilik, Türklerin en eski el zanaatlarındandır ve Türk ulusu nezdinde saygın bir yere sahiptir. Tarihten küçük bir örnek vermek gerekirse Göktürklerin atalarının da demirci olduğu, Ergenekon destanında demir dağının eritilip oradan yol alındığı ve o günün de kutsal sayıldığı anlatılır. Bir inanışa göre demirciliği insanlığa Hz. Davut öğretmiştir. Bundan dolayıdır ki Hz. Davut demircilerin koruyucusu olarak bilinir. Demircilik Orta Asya halkları arasında nasıl önemli bir meslekse Anadolu’da da müstesna ve tarihi bir yere sahiptir. Demirin bulunması ve kullanılması toplumların yaşam şartlarını belli ölçülerde kolaylaştırmıştır. İnsanoğlu demiri bularak savunma ve avlanma amaçlı silah, ev eşyası vb. araç gereçler üretmiş, yaşam alanlarını sağlamlaştırarak kendilerini diğer toplumlardan ve doğanın yıkıcı etkilerinden daha iyi bir şekilde korumaya başlamıştır.”

 

 




Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !