Haberler Mail veya WhatsApp olarak gelsin!
MEB’den Baklan’a Mesleki Eğitim Çıkarması
MEB’den Baklan’a Mesleki Eğiti...
13:34Çameli’de Ramazan Sofrasında Siyaset Buluştu
Çameli’de Ramazan Sofrasında S...
12:48Buldan’da Kestane Deresi İddialarına Yanıt
Buldan’da Kestane Deresi İddia...
12:46Denizli'ye tramvay mı geliyor! Çavuşoğlu'ndan inceleme
Denizli'ye tramvay mı geliyor!...
Denizli Devlet Hastanesi Psikiyatri Uz. Dr. Taner Değirmenci, 21 Eylül Dünya Alzheimer günü nedeniyle yaptığı açıklamada hastalarda iletişim kurarken basit kelimeler ve kısa cümleler kullanılmasını önemli olduğunu söyledi.
denizli24haber
EDİTÖR
Giriş: 21.09.2016 - 05:45
Güncelleme: 21.09.2016 - 05:45
Denizli Devlet Hastanesi Psikiyatri Uz. Dr. Taner Değirmenci yaptığı açıklamada Alzheimer Hastalığına dikkat çekti. Alzheimer hastalığının bunamaya yol açan hastalıklar arasında en sık görülen hastalık olduğunu söyleyen Değirmenci 50 yaşından sonra hastalığın her iki cinste de ortaya çıkabileceğini belirtti ve şöyle devam etti: “Bu hastalık tüm ırklarda ve her türlü eğitimsel, ekonomik alt yapıda gelişebilir ve hastalığın en sık ortaya çıkış nedeni tekrarlayıcı bellek kusurlarıdır. Kişi bu kusurların farkındadır ama önüne geçemez. Bir süre sonra bu durum yakınları ve çevresi tarafından fark edilir. Bu aşamada yapılan başvurularda hastalığın erken tanısı konabilir. Erken tanı hastalığın tedavisi ve ilerlemenin kontrolü için önemlidir” dedi.
"Evden çıkıp kaybolabilirler"
Uz. Dr. Taner Değirmenci Alzheimer hastalığında kişinin geçmişte öğrendiği bilgileri koruduğunu fakat yeni öğrendiği bilgileri çabuk unuttuğunu anlatarak hastalığın belirtileri hakkında şunları söyledi: “Alzheimer olan kişilerde bellek problemleri, düşünme ve nedenselleştirmede güçlük vardır. Hafıza, düşünme, mantık yürütme, yer ve zaman tayini, okuduğunu anlama, konuşma, günlük basit işleri yapma gibi işlevlerde bozukluklar, karar vermede güçlük çekme, kelime yetersizliği, düşüncelerini tamamlamada zorlanma gibi sıkıntılar yaşarlar. Zihinsel işlevlerdeki aksaklıklar zamanla hastanın tek başına günlük yaşamını sürdürmesini olanaksızlaştırabilir. Bu durum, hastanın yıkanma, yemek yeme gibi yaşam aktivitelerinin bir başkası tarafından karşılanmasını zorunlu kılar. Kimi hastalarda kişilik ve davranış değişiklikleri de görülebilir. Kişinin çevresine olan ilgisi giderek azalır ve bu kişi sosyal hayattan uzaklaşır, zamanını daha çok evde ve yatağında geçirir. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde hastalar evden çıkıp kaybolabilirler. Gece ve gündüzü ayırt edemeyip gece yarısı kalkıp giyinip evden dışarı çıkmak isteyebilirler. Görmede, tat almada ve koku almada kayıpları ortaya çıkabilir” dedi.