Konuklar, otelin her alanında karşılarına çıkan eserlerle sıradan bir tatilden çok daha fazlasını yaşıyor. Bahçelerde yükselen heykeller, lobi duvarlarında yer alan güçlü tuvaller, yürüyüş yollarına serpiştirilmiş çağdaş formlar; hepsi otelin bir parçası olmaktan çok, ruhuna işlemiş izler gibi. Tony Cragg, Lorenzo Quinn, Peter Halley ve Zimmermann gibi sanatçıların eserleri, bu deneyimi dünya standartlarına taşıyor.
Otelin sanat anlayışı, sadece sergi izlemekten ibaret değil. Misafirlerin gündelik yaşantılarına entegre edilen bu eserler, sabah bir yürüyüşte ya da bir akşam yemeğinde dahi yeni bir anlam katıyor. Bu kadar derin bir estetik duygusunun misafir deneyimine entegre edilmesi, oteli bölgedeki benzerlerinden ayırıyor.
HABERİN TAMAMINI GÖRMEK
İÇİN TIKLAYIN