Haberler Mail veya WhatsApp olarak gelsin!
Denizli Kayak Merkezi Davasında 'Yürütme Durdurma' İddiası
Denizli Kayak Merkezi Davasınd...
14:18Pamukkale Üniversitesi’nde O saatlerde sınav ve ders olmayac...
Pamukkale Üniversitesi’nde O s...
14:07Zorlu havaya rağmen Baklan’da sosyal tesis inşaatı durmadı
Zorlu havaya rağmen Baklan’da...
14:04Tavas’ta Yağmur Suyu Sorununa Kökten Çözüm
Tavas’ta Yağmur Suyu Sorununa...
Öfkeyle girdi içeri babam:
-Susturun şunu çabuk, dedi, susturun!
Kapının arkasına, musandıraya baktı.
Kız kardeşim Fato ve ben, yere uzanmış, gaz lambasının ölgün ışığında ödevlerimizi yapıyorduk.
Korktuk.
Babamız öfkeliydi.
Az görmüştük onu bu halde.
Öfkesi azdı çünkü onun.
Uysaldı, sakindi, sabırlıydı.
-Şunu diyorum işte, dedi, şunu!
Yine aynı yeri gösteriyordu: Musandırayı…
Uzanık halden diz üstüne dönüp toparlanmıştık biraz.
İki elini bir metre kadar açıp orada musandıradan aldığı yeri tutuyormuş gibi yaptı.
Ellerinin arasındaki mesafeyi daraltıp genişletmeden, elindeki hayalî şeyi kaldırdı ve yere çarptı.
Yine hayalî olarak tabiî.
O çarpar çarpmaz bir şangırtı ve karmakarışık sesler duyduk, onun elindekini çarptığı yerden.
Müzikler, reklamlar, haber anonsları, postal sesi ve millî marş.
Bütün sesler, babamın girdiği kapıdan dışarı çıktı.
Biz babamı heykel gibi donmuş haliyle odada bırakıp seslerin ardından dışarı çıktık.
Uçurtma şekline giren sesler ve görüntüler gökyüzünde kaybolmak üzereydi.
Gökyüzüne baktık.
Baktık, baktık, baktık.
Fahrettin Koyuncu
02.12.2019 - 05:37
26.04.2017 - 12:21
26.04.2017 - 12:21
26.04.2017 - 12:21
26.04.2017 - 12:21
26.04.2017 - 12:21
26.04.2017 - 12:21
26.04.2017 - 12:32
26.04.2017 - 12:33
26.04.2017 - 12:35
26.04.2017 - 12:39
26.04.2017 - 12:41
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.
Henüz yorum yok