Haberler Mail veya WhatsApp olarak gelsin!
Buldan’da Yanan Ormanlar Bu Kez Karla Beyaza Büründü
Buldan’da Yanan Ormanlar Bu Ke...
12:38Denizlili kablo devine fason vurgunu! 5 milyon dolarlık zara...
Denizlili kablo devine fason v...
10:38DESKİ’den Yumrutaş’a 8,1 Milyon TL’lik İçme Suyu Yatırımı
DESKİ’den Yumrutaş’a 8,1 Milyo...
10:30Merkeze çekilen Denizli Valisi Ömer Faruk Coşkun’a yeni göre...
Merkeze çekilen Denizli Valisi...
Türk toplum yapısı hiçbir ülkenin yapısına benzemez. Biz çocuklar ne kadar büyüksek de biz yine onların küçük çocuklarıyız. Biz Türk toplumu olarak diğer ülkelerdeki toplumlardan yaşam olarak ayrışıyoruz. Bir taraftan bakıldığın da sıkı aile bağı olması çok güzel iken; bir taraftan sınırsız koruyucu olmakla biraz abartmış olmuyor muyuz?. Böyle olunca aile de çocuklara büyümüyor.
Toplum olarak aile yapı taşlarımız sağlam ve birlerimize ailecek bağlıyız. Çok güzel birlik beraberlik açısından ama bazı anne ve babalarımız bizler 40-50 yaşına gelmişiz hala bizi iç koruma güdüsü ile koruma altına almaktan vaaz geçemiyorlar. Bizlerde birer anne baba olmuşuz artık onların da bizlere güvenmesi gerekir. Onlar bize güvenmezse biz ailemizi nasıl ayakta tutarız. Sonuçta her zaman yanımızda olmayabilirler. Tamam, belki hata yapabiliriz ama; hata yaptığımızda sonucunu gördüğümüzde bir daha ki sefere daha da dikkatli olmamız gerektiğini biliriz.
Yok, sen yapamazsın, yok ben her şeyi bilirim derseniz; olur olmadık her şeye karışır iseniz o zaman iş zor demektir. O zaman evde çatışma çıkar mutlaka. Küçük çocuklar bile kendilerine karışıldığında itiraz ediyorlar öğrenmek adına. Derki kocaman insanlar itiraz etmesin. Hiç kimse bir başkası tarafından yönetilmek istemez. Bu en sevdiğimiz anne ve babalarımız bile olsa. Buradan anne ve babalara sesleniyorum çok fazla çocuklarınızın üzerinde baskıcı olmayalım lütfen..! Tamam, biliyoruz siz kesinlikle onların kendisini iyiliği için yapıyorsunuzdur. Ne yaparsanız yapın ama, biraz çocuklarınızda nefes alsın. Bizlerde anne ve baba olduk koca koca evlatlarımız var. Bırakın da biraz kendi hayatımızda kararları kendimiz verelim. Çok koruyucu olmak da zararlı: çocuklarımızı kendimizden farkında olmadan uzaklaştırıyoruz.
Hiç yurt dışında gördünüz mü? Çocuklar 18 yaşından sonra serbest bırakıyorlar. Hayata alışmaları açısından bizim Türk toplumu gibi evlendikten sonrada onun maddi manevi her şeyini düşünüyoruz. Bu da yanlış bence bir insan parasını kazanabiliyorsa artık biraz sorumluk alacak Ha yabancı ülkelerdeki bu tutuma da karşıyım. Nedenine gelince okulu yeni bitirmiş hayatı hiç tanımamış düzenli bir iş yok, işe girmemiş bir genci kendi haline bırakırsanız oda yanlış derim. Çünkü parasız kalan bir genç ailenin de desteğini arkasında hissetmezse güzel bir şey. O genç yaşamını sağlayabilmesi için her yola başvurabilir. Benim demek istediğim kendi düzenini kuran parasını kazanan, sorumluluklarını bilen gençlere. Evlilere fazla yüklenilmemesidir. Evli olanlarında büyüdüğünün ve onların da birer aile olduğunu farkına varılmasıdır.
Tabii ki evlat düşünülür atılmaz ve atılmamalıdır. Biraz gençleri de rahat bırakmak gerek sanırım. Her gün yüz göz olup kötü olmaktansa; birazcık uzaktan gözetip kollamak daha iyidir. Bazen bende bir anne olarak evladıma farkına varmadan karışıyorum sonra da onlar itiraz ettiğinde üzülüyorum. Aslında onlar haklı karışmayıp kendimizi kontrol edebilsek, söylenmesek ne iyi olabilir ama yapabilene.
Sevgiyle Kalın..
06.01.2026 - 13:59
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.
Henüz yorum yok