Haberler Mail veya WhatsApp olarak gelsin!
DTO Başkanı Erdoğan, 2026 Heimtextil Fuarında Denizlili firm...
DTO Başkanı Erdoğan, 2026 Heim...
12:48Denizli'de ilçe belediyesi 8 işyerini satışa çıkardı
Denizli'de ilçe belediyesi 8 i...
12:4015 Ocak’ta Başlıyor: Temassız Şifresiz Ödeme Limiti Arttı
15 Ocak’ta Başlıyor: Temassız...
11:55Denizli’de Tali Yoldan Çıkan Araç Devrildi, Kaza Kamerada
Denizli’de Tali Yoldan Çıkan A...
Denizli Serinhisar’a bağlı Yatağan’dan adını alan Yatağan Kılıcı, ters kavisi, kulaklı kabzası ve dualı nakışlarıyla kültürel miras olarak öne çıkıyor.
denizli24haber
EDİTÖR
Giriş: 14.01.2026 - 11:50
Güncelleme: 14.01.2026 - 11:50
Osmanlı’dan günümüze uzanan Yatağan Kılıcı, sadece savaş aracı değil; estetiği, dengesi ve taşıdığı anlamla bir kültür mirası olarak öne çıkıyor. Kılıç ustası ve araştırmacı Murat Polat, Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Yatağan kasabasından adını alan bu kılıcın “tasarım harikası” olduğunu vurguladı.
Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda antika dükkânı işleten kılıç ustası ve araştırmacı Murat Polat, duvarlarında sergilediği yatağan kılıçlarının her birinin yalnızca bir silah değil, aynı zamanda bir kimlik ve dönemin ruhu olduğunu söyledi. Polat’a göre yatağan, Osmanlı’nın askeri dehasının en çarpıcı simgelerinden biri olarak, Akıncılar ve Yeniçeriler tarafından belden eksik edilmedi.
“BİR FIRTINA KADAR SERT, BİR ŞİİR KADAR ZARİF”
Yatağanın tarihsel yolculuğunu anlatan Murat Polat, bu kılıcın Türk kılıç sanatının ulaştığı zirveyi temsil ettiğini dile getirerek şu ifadeyi kullandı: "Yatağan, Türk kılıç sanatının ulaştığı en rafine noktadır. O, hem bir fırtına kadar sert hem de bir şiir kadar zariftir." Bu yaklaşım, yatağanın yalnızca güç değil aynı zamanda incelik taşıdığını da ortaya koyuyor.

TERS KAVİSİN SIRRI: “KURT DİŞİ” ETKİSİ
Yatağanı dünyadaki benzerlerinden ayıran en dikkat çekici ayrıntı, alışılmışın tersine içe doğru yönelen derin kavisli yapısı. Murat Polat, bu formun tesadüf olmadığını belirterek, ağırlık merkezinin uç bölgeye yakın olmasının darbeye balta benzeri yıkıcılık kattığını aktardı. Polat, ters eğimin düşman silahını kenetleyip etkisiz hale getirmede ciddi avantaj sağladığını ifade ederken, yeniçerilerin günlük kıyafetle dahi taşıyabildiği yatağanın hem savaş alanında hem de öz savunmada kullanıldığını söyledi.

KULAKLI KABZA: ESTETİK DEĞİL, ERGONOMİ DEHASI
Yatağanın simge unsurlarından biri olan ‘kulaklı’ kabza, genellikle kemik, fildişi ya da boynuzdan yapılıyor. Murat Polat’a göre bu kulaklar, yalnızca görüntü değil; sert vuruşlarda kılıcın elden kaymasını önleyen ve savaşçının kılıçla bütünleşmesini sağlayan bir denge unsuru. Polat, bu özelliği “Türklerin ergonomi sanatındaki dehası” olarak nitelendirdi.
_google_ers_1768380560.jpg)
NAKIŞLAR, DUALAR VE USTANIN MÜHRÜ
Yatağan kılıçlarının üzerindeki işlemelerin bir süsleme olmanın ötesinde, derin anlamlar taşıdığına işaret eden Murat Polat, kılıçların adeta bir “tuval” gibi sahibinin inancını ve karakterini yansıttığını dile getirdi. Üzerinde ‘Fetih’ ve ‘Nadi Ali’ dualarının yer almasının manevi gücü pekiştirdiğini aktaran Polat, “Amel-i” ibaresiyle her kılıcın, onu döven ustanın mühürlü imzasına dönüştüğünü söyledi. Gümüş kakmalar, mercan süslemeler ve bitkisel motifler ise yatağanı bir takı kadar zarif kılan ayrıntılar arasında gösteriliyor.

MÜZE RAFLARINDA SADECE ANTİKA DEĞİL, BİR DEVLET AKLI
Bugün müze raflarında görülen her yatağan, yalnızca eski bir silah olarak değil; bir dönemin disiplinini, estetik anlayışını ve gücünü temsil eden canlı bir miras olarak varlığını sürdürüyor. Denizli’nin adını taşıyan bu kılıç, geçmişin zanaatını bugünün merakına taşıyan nadir kültürel değerlerden biri olmayı sürdürüyor.

BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir