Haberler Mail veya WhatsApp olarak gelsin!
Merkezefendi Kent Tiyatrosu Mart takvimini açıkladı
Merkezefendi Kent Tiyatrosu Ma...
16:27Ramazan’ın tınıları Merkezefendi’de İncesaz’la buluşuyor
Ramazan’ın tınıları Merkezefen...
15:38DTO’dan yeni hizmet binası hamlesi: İhale tamam
DTO’dan yeni hizmet binası ham...
15:32Depresyonla üzüntüyü karıştırmayın: İşte belirtiler
Depresyonla üzüntüyü karıştırm...
Denizli24haber Youtube Kanalı’nın nevi şahsına münhasır programı ‘Dış Ses’, yepyeni konu ve konukları yayın hayatını sürdürüyor. 14 Mayıs’ta gerçekleşecek seçim öncesi daha çok Denizli siyasetinin dikkat çeken isimlerini stüdyolarında ağırlayan ‘Dış Ses’in konuğu bu kez İYİ Parti Denizli Milletvekili Adayı Avukat Nazlı Yaşatürk oldu. Samimi ve sempatik tavırları ile izleyenlerin gönlünde taht kuran Yaşatürk, siyasi hayatını ve çalışmalarını da samimi bir şekilde aktardı. 27 yaşındaki genç aday, kendisi gibi gençlerin sorunlarına büyük önem verdiğini ifade ederek, “Gençlerimizin karşısına geçip çıkar telefonunu diyorlar. Gençlerimize düşük model telefon kullanmaları, eğlenmemeleri, gezmemeleri reva görülmemeli. Ben dahi genç bir avukat olarak gelecek kaygısı yaşıyorum” dedi.
denizli24haber
EDİTÖR
Giriş: 25.04.2023 - 23:49
Güncelleme: 25.04.2023 - 23:49
Genel seçimlerin yapılmasına sayılı günler kala siyasi partiler ve özellikle milletvekili adayları çalışmalarına son sürat devam ederken, Denizli24haber olarak bizler de neredeyse her günü farklı konumlarda farklı insanlarla buluşarak geçiren, çalışan siyasilerin nabzını tutmayı sürdürüyoruz. Yayınlandığı ilk günden itibaren seyircinin ilgi odağı haline gelen ‘Dış Ses’ programı ise siyasilerin samimi açıklamalarını izleyicisine ulaştırmaya devam ediyor. Seçkin konuklardan programa konuk olan bu haftaki isim ise İYİ Parti Denizli Milletvekili Adayı Av. Nazlı Yaşatürk oldu. Genç yaşına rağmen siyasi çalışmaları ile ilk günden itibaren ilgi odağı haline gelmeyi başaran Yaşatürk, kendisine yöneltilen sorulara samimi, sıcak, eğip bükmeden cesur yanıtlar verdi.
“SAHADA ÇALIŞMAYI SEVİYORUM”
Partinin kuruluşundan itibaren görev almaya başladığını ifade eden Yaşatürk, “Bizler bu süreçte hem genel seçim hem de yerel seçim geçirdik. O dönem üniversite öğrencisiydim. Isparta’dan gelip Yasin Bey’le (Milletvekili Yasin Öztürk) birlikte köy köy ilçe ilçe gezer çalışma yapar sonrasında okuluma geri dönerdim. Bu seçim öncesinde de söylediğimiz tek bir şey vardı. Sıralamada olsak da olmasak da çalışmaya devam edeceğimizi söylemiştik. 7. Sıra 27 yaşındaki biri için çok güzel bir sıra. Ben zaten teşkilatın içerisinden geldiğim için sahada olmak çok hoşuma gidiyor. Bir şeyleri sahada olmadan yapmak pek bana göre değil” dedi.
“SİYASET AİLECEK GENETİĞİMİZDE VAR”
Siyasetin içerisinde büyüdüğünü ifade eden Yaşatürk, “Babaannem 12 yıl CHP İl Kadın Kolları Başkanlığı yaptı. Ben babaannesi tarafından parka götürülen bir çocuk değil, CHP İl binasına götürülen bir çocuktum. Orada büyüdüm sayılır. Ailem de keza siyasetin içerisindeydi. Annem de siyaseti seven bir insan. İYİ Parti’nin kuruluşunda birlikte üye olmuştuk. Annem de benim gibi çok aktif çalışır. Siyaset ailecek genetiğimizde, kanımızda var. Uzak duramıyoruz siyasetten” dedi.
“DENİZLİ’DEN 3 VEKİL GÖNDEREBİLECEĞİMİZE İNANIYORUM”
Ankara’daki siyasi havayı koklama fırsatı bulduğunu da ifade eden Yaşatürk, “İnsanların Sayın Kılıçdaroğlu’nun adaylığına tepkileri çok iyi. Seçmenlerdeki o eski direnç kırılmış görünüyor. İnsanların partimize olan tepkileri çok iyi çok güzel. Üye sayımız her geçen gün artıyor. Ben Denizli’den Ankara’ya en az 3 vekil gönderebileceğimizi düşünüyorum, buna inanıyorum” dedi.
“GENÇLERİMİZ İÇİN YURTDIŞINA ÇIKMAK HAYAL OLDU”
Basına yansıyan ve büyük sempati toplayan okey oynama görüntüleri hakkında da konuşan Nazlı Yaşatürk, “Çok olumlu geri dönüşler aldım bununla ilgili olarak. Çünkü gençler kendi yaşıtları olarak karşılarında birini görünce tepkileri çok farklı oluyor. Beni saatlerce tuttukları oldu. Dertlerini anlatmak istiyorlar, dinlenmek istiyorlar ve kendi bildikleri dilde anlatmak istiyorlar. Onlardan en çok duyduğum dertleri ise gelecek kaygısı konusu. Her anlamda. Sadece ekonomik anlamda değil. Alacakları eğitim ilerde mesleki anlamda işlerine yarayacağına inanmıyorlar. Gençlerimiz için artık yurtdışına gitmek bir hayal oldu. Şu anda gençlerimizin sadece yüzde 10’u yurtdışına görebiliyor. Gençlerimize etrafından gelen tek bir soru var. ‘Çıkar telefonu’ sorusu. Gençlerimiz bu sorudan sıkıldı artık. Bizim gençlerimize reva görülen hayat düşük model telefon kullanmaları, kahve içmemeleri, gezmemeleri, eğlenmemeleri olmamalı. Avrupa’daki yurtdışındaki gençler bunlara çok daha kolay sahip olabiliyorken, 2-3 maaşları ile çok rahat bir şekilde araba ev alabiliyorken, ülkemizde evi falan bırakalım, araba almak hayal oldu. Bir genç olarak ben dahi gelecek kaygısı yaşıyorum” dedi.
“VATANDAŞLARIMIZ AVUKATLARA PARA VEREMEDİĞİ İÇİN HAKLARINDAN VAZGEÇİYOR”
Mesleği olan avukatlığın ve avukatların sıkıntılarına da değinen Yaşatürk, “Meslektaşlarımızın ekonomik sorunları çok büyük. Ofislerini kapatan, ofis açamayan meslektaşlarımız var. Asgari ücretle ve dahi bu ücretin altında çalıştırılan meslektaşlarımız var. Bu ülkede avukatlık saygın mesleklerden biriydi ama şu an artık bu durum da söz konusu değil. Avukatlık ücretleri arttı evet ama bizlere gelen bizlerden yardım alan vatandaşların bizlere verecek parası yok. Bunun sonucunda da insanlar haklarını aramaktan vazgeçiyorlar” dedi.
“AVUKATLAR OLARAK MECLİSTE KENDİMİZİ RAHAT İFADE EDEBİLİYORUZ”
Avukatların toplumun her kesiminin sorunları ile uğraştığını ifade eden Yaşatürk, “Bir ülkede vatandaşların yayacağı ne kadar sorun varsa biz bunların hepsiyle ilgileniyoruz. Bu anlamda toplumsal sorunlara bakış açımız daha geniş oluyor diğer mesleklere nazaran. Aynı zamanda sürekli olarak bunlara çözüm aradığımız için siyaset arenasında avukatlar olarak kendimizi daha rahat ifade edebildiğimizi düşünüyorum” dedi.
“VATANDAŞLAR TOGG’U ALABİLECEK YAŞAMA SAHİP DEĞİL”
Yerli üretim araba olan TOGG ve aracın Denizli’de sergilenmesi konusuna da değinen Yaşatürk, “İnsanların şunu sorgulaması gerek. Evet benim ülkem bunu üretti, güzel ancak ben bu araca kaç yılda sahip olabilirim demesi, bu soruyu kendisine sorması gerek. Bu araca sahip olmayacağını ya da olamadığını daha net gördüğü anda ‘Benim maaşım niye bu kadar düşük, yaşam standardım neden bu kadar düşük’ demesi lazım. Bunun çözümünü araması lazım. Bunun çözümünü sandıkta araması lazım. Bizim vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu TOGG’u alabilecek yaşam standardına sahip değil” dedi. Serhat KÖSE