Haberler Mail veya WhatsApp olarak gelsin!
Denizli'nin ihracat devlerinden olan şirket konkordato ilan...
Denizli'nin ihracat devlerinde...
12:48Buldan’da Yanan Ormanlar Bu Kez Karla Beyaza Büründü
Buldan’da Yanan Ormanlar Bu Ke...
12:38Denizlili kablo devine fason vurgunu! 5 milyon dolarlık zara...
Denizlili kablo devine fason v...
10:38DESKİ’den Yumrutaş’a 8,1 Milyon TL’lik İçme Suyu Yatırımı
DESKİ’den Yumrutaş’a 8,1 Milyo...
Diş çürüğü yalnızca şeker tüketimiyle ilişkili değildir. Günlük yaşamda farkında olmadan yapılan bazı davranışlar da bu sürecin başlangıcı olabilir.
Anne-babaların sıklıkla merak ettiği ancak çoğu zaman doğru yanıtlanamayan sorulardan biri, diş çürüğünün bulaşıcı olup olmadığıdır. Bu soruya verilecek yanıt, birçok kişi için şaşırtıcı olabilir. Diş çürüğüne neden olan bakteriler, kişiden kişiye geçiş gösterebilir.
Bebekler dünyaya çürükle doğmaz. Doğumdan itibaren ağız ortamlarında çürük oluşumuna neden olan bakteriler bulunmaz. Ancak zaman içerisinde, özellikle en yakın temasın kurulduğu anne ve babalar aracılığıyla bu bakterilerle karşılaşabilirler. Bu geçiş çoğu zaman bilinçli olmayan, günlük yaşamın doğal akışı içinde gerçekleşen temaslar sırasında olur.
Aynı kaşığın paylaşılması, emziğin ağızda temizlenerek çocuğa verilmesi, biberon ya da kaşığın ebeveyn tarafından ağza alınarak kontrol edilmesi veya sevgi amacıyla dudaktan öpülmesi bu duruma örnek gösterilebilir. Bu davranışların hiçbiri olumsuz bir niyet içermez. Ancak ağız ortamında çürük yapıcı bakterilerin bulunması halinde, söz konusu temaslar bakterilerin çocuğun ağız florasına geçişine zemin hazırlayabilir.
Bu noktada altı çizilmesi gereken önemli bir husus vardır:
Bu bilgilendirme, anne-babaları suçlamak amacı taşımamaktadır. Amaç, erken dönemde farkındalık oluşturarak koruyucu önlemlerin alınmasını sağlamaktır.
Diş çürüğü, yaygın inanışın aksine, yalnızca yetersiz bakımın ya da ilgisizliğin bir sonucu değildir. Ancak çocuğun çok erken yaşta çürük yapıcı bakterilerle tanışması, ilerleyen yıllarda çürüğe yatkın bir ağız yapısının gelişmesine neden olabilir. Bu durum, ağız sağlığını uzun vadede etkileyebilecek bir risk faktörü olarak değerlendirilmelidir.
Olumlu olan ise, bu sürecin büyük ölçüde önlenebilir olmasıdır. Anne ve babaların kendi ağız ve diş sağlıklarını korumaları, düzenli diş hekimi kontrollerini ihmal etmemeleri ve bazı basit alışkanlık değişikliklerini hayata geçirmeleri, çocukların ağız sağlığının korunmasında önemli rol oynar.
Unutulmamalıdır ki, sağlıklı bir ağız ve güçlü bir gülüş, ilk olarak aile ortamında şekillenir.
Çocuğunuzun dişlerini değil, önce ağız içi bakterilerle tanışma zamanını koruyun.
03.09.2025 - 11:56
26.08.2025 - 13:23
18.08.2025 - 14:43
01.08.2025 - 14:05
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.
Henüz yorum yok