Haberler Mail veya WhatsApp olarak gelsin!
Denizli Kayak Merkezi açılıyor
Denizli Kayak Merkezi açılıyor
14:26Denizli Kayak Merkezi Davasında 'Yürütme Durdurma' İddiası
Denizli Kayak Merkezi Davasınd...
14:18Pamukkale Üniversitesi’nde O saatlerde sınav ve ders olmayac...
Pamukkale Üniversitesi’nde O s...
14:07Zorlu havaya rağmen Baklan’da sosyal tesis inşaatı durmadı
Zorlu havaya rağmen Baklan’da...
Geçtiğimiz günlerde şehrimizin gözde kültür merkezinin ismi değiştirildi. Eskiden sanatın kalbinin attığı bu merkez, artık yeni bir isimle anılıyor. Tabii, isim değişikliğiyle birlikte kültür merkezinin ruhu da değişti mi, orası meçhul.
Bir gün kalkıyorsunuz, mahalle kültür merkezinizin adı değişmiş. Ne güzel, artık sabahları fırından ekmek alırken kültürle kurduğumuz bağ bir isim adımı gelişiyor. Bu durumu görünce ister istemez akla geliyor: İsim değişince içerik değişir mi? Yani örneğin, evdeki kuru fasulye tenceresinin üzerine "Beef Bourguignon" yazarsak Fransız mutfağından mı sayılıyoruz, zaten halk da başka bir şey beklemiyordu. Yıllardır okuma salonunda gazete bile bulamayan amcalar gözyaşları içinde birbirine sarılıyor: “Allah razı olsun, adını değiştirdiler sonunda!”
İsmi değişen ama içerikte bir gramlık yenilik yapılmayan kültür merkezleri, aslında tam da “vitrin siyaseti”nin yaşayan örnekleri. İçeri hâlâ aynı sandalye, aynı perde, üç yıl önceki “Kurslarımız yakında başlayacaktır” yazısı… Tek değişen tabela. Ve bu değişimle birlikte gelen muazzam özgüven!
Bir belediye görevlisi çıkıp şöyle diyor mesela:
— Efendim, halkımıza kazandırdığımız bu vizyoner kültür merkezinde artık çok daha çağdaş bir anlayışla hizmet vereceğiz.
Sorun şu: Kimse o anlayışın içeriğini bilmiyor ama vizyoner olduğu kesin.
Zamanında pazar yerinde simit satıp, sonra çığırtkanlığı bırakınca kendini “perakende satış uzmanı” ilan eden dayılar gibi. Değişim büyük gibi ama aslında pek bir şey değişmemiş.
Yetkililer, bu değişikliğin kültürel bir dönüşümün parçası olduğunu belirtti. Fakat kültürel bir etkinlik değil, daha çok bir sahne gösterisiydi. İsmin öncekinden "nötr" olduğu söyleniyor. Ama güzel duruyor, şöyle güzel bir ışıklı pano da eklenince muazzam olacaktır.
Amaaa gel gelelim “KÜLTÜR”dediğimiz şey, ismiyle değil içeriğiyle yaşar. Kültür merkezine kültür gelmedikçe, isterseniz adına Shakespeare deyin, girişte hâlâ doğalgaz faturası yatırılmak istenecektir. Vatandaş kültürü değil, klima serinliğini arıyor orada çünkü içerik hâlâ vitrinle sınırlı ya da, Mimar Sinan’ın adını verin, içeri girince hâlâ aynı kursun broşürü varsa, isterseniz Louvre deyin, değişen bir şey yok.
Bu yaşanan bana bir zamanlar üstüme üç beden büyük okul forması giydirilip “ohh adam oldu” dedikleri çocukluk yıllarımı hatırlattı. İçimdeki çocuk ağlarken, dış görünüşümle oyalanan büyüklerin mutluluğu.
Bu durum, bana eski bir fıkrayı da hatırlattı:
Bir gün Nasreddin Hoca, komşusunun evine gider ve kapıyı çalar.
Komşusu içeriden seslenir:
"Kim o?"
Hoca cevap verir:
"Benim, Nasreddin."
Komşusu kapıyı açar ve şaşkınlıkla sorar:
"Hoca, seni tanıyamadım. Üzerindeki cübbe yeni mi?"
Hoca gülerek cevaplar:
"Evet, yeni cübbe giydim ama içindeki hâlâ benim."
Kültür merkezimizin durumu da tam olarak bu. Dış görünüş değişti, isim değişti,tabela terledi, siyaset yapıldı ama içeriği aynı kaldı. Belki de bu, kültürümüzün değişime karşı olan direncinin bir yansımasıdır.
Kimi yerlerde koltuklar değişir, ama oturanlar hep aynıdır. Bizde de tabelalar değişiyor, ama kültür salonunun ışıkları hâlâ aynı watt.
İronik olan şu ki, ismini değiştirerek “çalışıyoruz” mesajı veren bu küçük hamleler, sanki kültürle olan mesafemizi biraz daha açıyor. Hani içeride bir tiyatro oyunu, bir sanat sergisi, bir açık oturum olsa, dersiniz ki “Vay be, kültür yaşıyor!”
Kültür merkezleri vitrin değildir. İçeriği olan, sesi olan, sözü olan, hayali olan yerlerdir. İsmi değil, üretimi önemlidir. Ama görünen o ki, biz yine vitrine çiçek koyup, dükkânın içini boş bırakmaya kararlıyız.
Kısacası, isim değişiklikleriyle kültürü canlandırmak, çürümüş dişin üzerine ruj sürmek gibi.
30.05.2025 - 12:58
16.05.2025 - 12:13
05.05.2025 - 15:22
26.04.2025 - 08:48
16.04.2025 - 07:51
04.04.2025 - 05:44
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.
Henüz yorum yok