Haberler Mail veya WhatsApp olarak gelsin!
Denizli Kayak Merkezi açılıyor
Denizli Kayak Merkezi açılıyor
14:18Pamukkale Üniversitesi’nde O saatlerde sınav ve ders olmayac...
Pamukkale Üniversitesi’nde O s...
14:07Zorlu havaya rağmen Baklan’da sosyal tesis inşaatı durmadı
Zorlu havaya rağmen Baklan’da...
14:04Tavas’ta Yağmur Suyu Sorununa Kökten Çözüm
Tavas’ta Yağmur Suyu Sorununa...
“Ne çok bilir olmuşsunuz, ne az tanımışsınız bizi.”
Hayatımda her zaman başörtüsü takacağımı hissediyordum ve kararı aldığımda zorlanacağımı hiç düşünmemiştim. Sakın sizi yanıltmasın; başörtümü layıkıyla taşıyıp taşımamak değildi zorlanmam, çevrenin düşünce yapısıydı. Başörtüsü taktığımda gelen ilk soru:
“Aaa ama çok modernsin?”
Yani bu cümleyle ne demek istiyorsunuz? Başörtülüysen modadan, sanattan, teknolojiden, TikTok filtrelerinden, Amazon Prime’dan soyutlanmış mı olman gerekiyor?
Kusura bakmayın ama başörtüsü otomatik olarak “görsel dünyayı karartma düğmesi” değil. Ha bir de şu var:
“Taktın mı kapatacaksın!”
Zira toplumun başörtüsünden anladığı, 1990’larda TRT’ye çıkan hacı teyze tipi. Ya örtünün ama bizim sevdiğimiz şekilde örtünün. Renkli olmayın. Çiçekli, çizgili, ekoseli asla olmayın. Makyaj yapmayın ama yorgun görünmeyin.
İdeal örtülü kadın, “halkın göz zevkine göre sansürlenmiş” olandır.
Bir başka klasik:
“Modern örtülü kadın imajı bizi yanıltıyor.”
Kim sizi yanılttı canım? Kadın mı, sizin kalıplarınız mı?
Modernlik eyeliner’la ölçülüyorsa, başörtüyle eyeliner yan yana gelince sistem mi çöküyor?
Kadınlar başörtüsünü takarken sizin onayınız için değil, inancı için takıyor. Ama o takınca sokakta bir anda “denetleme kurulu” oluveriyoruz.
Yargı, yürütme, yürüyüş yaparken bile yürütme...
Kadın başını örter, hemen peşine cümle gelir:
“Ama sen çok enerjiksin ya, hiç öyle kapanık gibi değilsin.”
Kapanıklığın bir hâl değil, hâl-i pürmelal olduğunu anlatmak ne mümkün? Sen yine de tebessüm et. Çünkü toplum senden hep sessizce parlamanı bekliyor.
Evlenmezsen “evde kalmış”, evlenirsen “kocaya endeksli” oluyorsun. Kocanın soyadını alırsan bireyliğin biter, almasan aile değerleri çöker. Arafta yaşamak isteyen kadınlar için birebir!
Gülmek, kadının lüksü gibi. Hele bir de kahkaha attın mı, vay haline. Şu meşhur “kadının kahkahası iffetsizliktir” zihniyetinden bu yana çok şey değişmedi, sadece hashtag’ler çoğaldı.
Göz altı kapatıcısının tonuyla başörtüsünün tonu eşleşti mi, hemen biri çıkıp diyor:
“Bu da yeni nesil.”
Evet. Yeni nesil. Çünkü eski nesil “başörtülü” olmayı içselleştirdi, yeni nesil ise kendiliğinden var oluyor. Ne birilerine karşı, ne birilerine rağmen.
Sonuç mu?
Başı örtülü bir kadın her hâliyle moderndir. Çünkü çağdaşlık yalnızca stil değil, duruşla ilgilidir. Bazen bir bakış, bazen de “yeter be!” deyip yazdığın bir köşe yazısı seni çağdaş yapar.
Kurumsal hayatta zirveye oynarken süt izniyle kariyerinin frenine bas. “İkisini bir arada yürütüyor” olman gerekir ama çocuğun ilk dişi çıktığında ofisteysen “yeterince anne değilsin” olur.
Kadın olmak, her sabah bir sınav kâğıdı açmak gibi. Hiç girmediğin bir dersin, hiç almadığın bir konusundan soruluyorsun. Ve ne yaparsan yap, hep birileri seni “yetersiz” buluyor.
Ama haberleri yok:
Kadınlar, onların müfredatını çoktan aştı.
30.05.2025 - 12:58
16.05.2025 - 12:13
26.04.2025 - 08:48
22.04.2025 - 11:42
16.04.2025 - 07:51
04.04.2025 - 05:44
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.
Henüz yorum yok