Haberler Mail veya WhatsApp olarak gelsin!
Denizli Kayak Merkezi açılıyor
Denizli Kayak Merkezi açılıyor
14:26Denizli Kayak Merkezi Davasında 'Yürütme Durdurma' İddiası
Denizli Kayak Merkezi Davasınd...
14:18Pamukkale Üniversitesi’nde O saatlerde sınav ve ders olmayac...
Pamukkale Üniversitesi’nde O s...
14:07Zorlu havaya rağmen Baklan’da sosyal tesis inşaatı durmadı
Zorlu havaya rağmen Baklan’da...
Merhaba sevgili okur,
Bugün sizlerle hem bol kahkaha hem de biraz “acaba ben de linçlenir miyim?” gerilimi yaşatacak bir konuya dalıyoruz. Sanatçılar neden sürekli linç yer? Ya da daha doğru bir ifadeyle, “Sanatçılar neden linç yemeyi artık CV’sine ekliyor?”
Haydi başlayalım;
1️. Gündeme Dair Bir Şey Demediysen: Hainsin
Toplum yanarken, dünya sarsılırken, Twitter alev alevken… Eğer bir sanatçı olarak “günaydın” dışında bir şey paylaşmadıysan,tebrikler, artık duyarsızsın, hatta vicdansız!
Düşünsene, adam sadece gitar çalıyor ama millet ondan nükleer enerji hakkında yorum bekliyor. Sessizlik artık “tarafsızlık” değil, “tutarsızlık” ilan ediliyor. Sosyal medya, sanatı ve sanatçıyı şekillendiren bir mecra olmaktan çıkıp, adeta bir "duruş" gösterme alanına dönüşmüş durumda.
Düşünsenize bir platformda içerik üretiyorsun geziyorsun, görüyorsun, farklı kültürleri paylaşıyorsun ve bir anda senden içeriklerinle alakasız bir duruş bekleniyor. Böyle bir anda, 'İyi durayım da ben şimdi Hindistan’dayım, Aghori tarikatını inceliyorum.' demek kadar zor bir şey var mı? Oysa ki, sosyal medyanın bir tür kültürel zenginlik paylaşımı yapmak amacıyla var olması gerekmez miydi?
Ve tabii bir de şu durum var; Mesela çok fazla takipçisi olan biri var, ondan bir dik duruş bekliyorlar, ya da tarafını bekliyorlar. Yahu kişinin eğitim seviyesi buna müsait değil, sadece çok fazla takipçisi var. Yani, bu kadar takipçi birikince, "Hadi bakalım, o kadar takip ettik senin de bir görüşün olacak!" deniliyor. Ama ne yazık ki, kişilerin bu tür meselelerde uzmanlıkları genellikle "takipçi sayısıyla orantılı" değil. Yani, kişi sadece takipçi kitlesiyle değil, insan olma halindeki bilgisiyle de bir duruş sergileyebilir mi?
2️. Bir Şey Söyledin Ama O Şey "O Şey" Değilse: Ahlaksızsın
Peki diyelim ki konuştun. Tweet attın, yorum yaptın. Ama o “olması gereken” tonda, “olması gereken” kişiyle, “olması gereken” hashtagle değildiyse? Tebrikler işte şimdi “Yandın!”
Bu mu yani senin duruşun? Artık halk düşmanısın, büyük ihtimalle gizli lobilerin adamısın, belki de derin sanat devleti elemanısın.
3️. Eski Paylaşımların: Dijital Zaman Kapsülün
Örneğin; 2013 yılında “bol bol çay içiyoruz ödem atıyoruz” yazdın mı? Yazdın.
Ama şimdi biri onu buldu ve “bu mesaj, hükümete örtülü destek” diye yorumladı.
İşte o an düşünsene: bir yudum çayın, seni sosyal medya sanık sandalyesine oturtması kadar trajik bir şey olabilir mi?
4️. Açıklama Yaparsan Yalancı, Yapmazsan Suçlusun
Diyelim ki sana gelen linçten sonra bir açıklama yaptın. Klasik bir açıklama olarak “İfade etmeye çalıştığım şey buydu aslında” falan dedin. Hadi bakalım, şimdi de “kıvırıyor” oldun.
Susarsan zaten “kendini bile savunamıyor” derler. Yani dostum, o açıklama ne yazarsan yaz zaten yanlış.
5️. Tarafını Seç, Ama Herkesin Tarafıysan: Kimseyi Tatmin Edemezsin
Bu ülkede “ortada” durmak, çocuk parkında salıncağı kimseye kaptırmamak kadar zordur.
Hele sanatçıysan... Herkesi memnun edeceğim diye düşünüyorsan, “sanattan çok diplomasi okuman” gerekirdi. Bir sanatçı olarak eğer halk seni desteklemiyor ama “uluslararası” destek görüyorsan da; “Batı’nın maşası”sın.
Yani özetle:
“Beğenilen sanatçı yok, yanlış anlaşılmayı bekleyen sanatçı var.”
Sevgili okur,
Bir sanatçının işi artık ilham bulmak değil, linçten kaçmak.
Fırçası, notası, kamerası değil; “tweet’iyle” ölçülüyor varlığı.
Ama biz yine de inadına üretelim.
Yine de soralım, konuşalım, gösterelim. Çünkü “sanat susarsa, toplum fısıltıyı bile duyamaz.”
“Beni linçleyin ama eserime dokunmayın çünkü “O” sizin için yapıldı.”
Tüm sanatçılar adına, online linç sistemine not düşülsün, insanlar arasında “duyarlı sanatçı” tanımı şu şekildedir;
Eskiden sanatçı eser üretirdi.
Şimdi duyarlılık içerikli story üretmek zorunda.
Sanatın içeriği değil; sanatçının gündeme dair “Sosyal medya filtresiyle” ne söylediği konuşuluyor.
“SESSİZ KALAN SANATÇI DA BİR ŞEY ANLATIR” diyen postmodernizme selam çakarken, şimdi “sessiz kalan sanatçı linç yer” diyen bir akıma evrildik. Sanatçı artık sanat değil, algoritma üretmeli.
30.05.2025 - 12:58
16.05.2025 - 12:13
05.05.2025 - 15:22
26.04.2025 - 08:48
22.04.2025 - 11:42
04.04.2025 - 05:44
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.
Henüz yorum yok