Emine Gündüz Menteş

Emine Gündüz Menteş

Mail: [email protected]

Halide Edib Adıvar’ın Feminizmi

Halide Edib Adıvar’ın Feminizmi

Feminizm kavramı günümüzde bile hala anlaşılamamışken, Halide Edib Adıvar bu kavramın anlamını gerek toplumsal hareketlerinde ve gerekse romanlarında dile getirmeye çalışmıştır. Halide Edib’in feminizm ile tanışması okul yıllarına kadar gitmektedir. Çünkü kolej yıllarında okulundaki feminist maya Halide’nin fikir dünyasında da şeklini almaya başlar. Kolejden mezun olduktan sonra evlendiği hocası Salih Zeki Bey bence Halide’nin feminizm düşüncelerini sorgulatan zirve isimdir. Bu sıralarda da Halide Salih imzası ile gazetelerde kadın haklarını savunan yazılar yazmaya başlar.

Halide’nin Londra’ya gitmesi ile Salih Zeki ikinci kez evlenir. Dönüşünde bunu öğrenen Halide Edib bu duruma elbette şaşırır ancak onu asıl hayrete düşüren şey Salih Zeki’nin evliliklerini bu şekilde de devam ettirebileceklerini söylemesi olur. Salih Zeki, çok eşliliğin gerekli olduğunu oturup Halide Edib ile tartışır. Ama Halide Edib sonunda Salih Zeki’yi boşanmaya ikna edebilir. Bu olayın aslında trajikomik bir tarafı da vardır. Halide Edib Londra’da arkadaş grubuyla yaptığı konuşmalarda sık sık feminizm üzerine konuşur. Hatta yakın dostu Bertrand Russel ile kadınlara oy hakkı için çalışmalarda bulunur. Belki de ilk kez kadının siyasi hakları meselesiyle Londra’da yüz yüze gelir. Londra dönüşünde ise Salih Zeki Bey’in söyledikleri Halide Edib’in Londra’daki mücadelesine oysa ne kadar da ters düşmektedir. Kadın mücadelesinde bu kadar rol oynayan biri çok eşliliği nasıl kabul edebilir? Nitekim Halide Edib de kabul etmedi. Evlilik bile onun için kafese kapatılmak gibiydi zaten. Boşandıktan sonra kendini özgür ve bağımsız hissediyordu. Hatta evliyken kullandığı Halide Salih imzasını Halide Edib olarak değiştirmişti.

Feminizm vurgusunu eserlerinde sıkça dile getiren yazar Seviyye Talib adlı romanında bu konuyu belirgin şekilde işler. Elbette ki bu romanın Salih Zeki’den boşandıktan sonra yazılması hiç de tesadüf değildir. Bu eseri Türk Edebiyatında feminist bir eser olarak değerlendirilir. Mehmet Fuat Köprülü Halide Edib’in roman karakterleri ile ilgili şunları söyler “Halide’nin kadın karakterleri güçlü, erkek karakterleri ise karikatür gibi” Köprülü’nün bu ifadesi Halide Edib’in romanlarını incelediğimizde hiç de haksız olmadığını gösterir.

Romanlarında kadın karakterleri özenle işlemiş, onlara güçlü kadın imgesini yüklemiştir. Vurun Kahpeye romanındaki Aliye’nin Kurtuluş Savaşı sırasındaki mücadelesi, Kalp Ağrısı romanındaki tutkulu aşk ile vermek istediği kadın özverisi örnek olarak verilebilir. Halide Edib’in kadın karakterleri Halide Edib’den süzülen ve kristalize edilmiş parçalardır. Halide’nin yaşamından kesitlerdir. Çünkü onun hayatı ve kişiliğiyle romanları paralellik gösterir. Feminizm ve kadın konusundaki mücadelelerine uzun yıllar devam eder. Kadınları güçlendirmeyi amaçlayan ilk kadın derneğini kurar. Amerika’da bir enstitüde yuvarlak masa konferansına başkanlık yapan ilk kadın olur. Yaşamı boyunca Halide Edib’in mücadelesi hiç bitmez. İzmir’in İşgali sırasında yaptığı miting konuşması, Milli mücadele’de görev alması, Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal’in yanında yer alması, kızların eğitimini önemsemesi, eğitim görevinde kadınların bulunmasını istemesi onun güçlü kadın figürünün göstergesidir.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar