Sude İlkmensoy

Sude İlkmensoy

Mail: [email protected]

“Ölmek İstemiyorum”

“Ölmek İstemiyorum”

O kadar çok isterdim ki kadın olmanın ne kadar harika olduğunu anlatmayı bununla ilgili bir sürü güzel anılar yazmayı ama ne yazık ki 2021’den şöyle bir geriye dönüp baktığımızda 1857 yılından bu yana hala aynı amaç uğruna savaştığımızı görüyorum. Üstelik ilerlememiz gerekirken son dönemde artan kadın cinayetleri ve çocuk istismarlarının istatistiklerini görüp sessiz kalmak imkansız. Ben bu yazıyı 7 Mart’ta yazıyorum ve ne acı ki gündemde yer alan başlıklara bakmak için internete girdiğimde Denizli’de bir kadının eski eşi tarafından av tüfeğiyle öldürüldüğünü gördüm. Daha sonra Aydın’da 92 yaşındaki bir kadının 23 yaşındaki komşusu tarafından cinsel saldırıya uğradığını ardından boğularak katledildiğini gördüm. Bitti mi ? Asla… Samsun’da bir kadın beş yaşındaki çocuğunun gözü önünde bir erkek tarafından öldüresiye dövüldü. Üstelik o anlar bir komşu tarafından video’ya çekildi ve sosyal medyada hassas içerik uyarısı altında yayıldı. Evet belki biz ‘yüreğimiz dayanmıyor’ diye o hassas içerik yazısına tıklayamadık ama beş yaşındaki çocuk annesini o halde canlı canlı izledi. Bitti mi ? Keşke…

Ankara’da bir adam eşini dört çocuğunun gözü önünde bıçaklayarak katletti… Bakın bunlar sadece son birkaç günde oldu. Verilere göre 65 günde 67, 1 yılda ise 408 kadın katledildi. Son 7 yıldaysa kadın cinayetleri %1.400 arttı. Tabi ne kadar doğru bilemeyiz belki duymadığımız üstü kapatılan ne cinayetler işlendi…

Biliyorum bunları okumak bile psikolojik olarak korkunç hissettiriyor ama YAŞAMAK… Geceleri taksi’ye bindiğimizde plakayı yakınlarımıza göndermek, ara sokaklardan geçerken elimizin biber gazında olması, sırf “açık” diye eleştirilmemek için kapalı giyinenler, saçlarını herkesin görmesini isterken tesettürlü olması için baskı uygulananlar, topuk tıkırtını, kahkahanı, saçını, giyim kuşamını, saç rengini, oturuşunu, bakışını tahrik edici bulanlar… Biliyorsunuz ki saymakla bitmeyecek. Her an “ya anneme ya kardeşime ya en yakınıma ya bana bir şey olur mu ?” diye düşünmek…

 

Tüm bu katliamlara, baskılara, eleştirilere, manipülasyonlara dur demeliyiz. Şiddet mağduru tek bir kişi bile bu yazıyı okuyorsa size yardımcı olabilecek birçok kuruluş var “kaderde çekmek varmış” “severde döverde” gibi kalıpları hayatınızdan çıkarın. İçinizdeki gücün farkına varın. Sizi kısıtlamaya çalışanlara bunun sizin hayatınız olduğunu ve canınız nasıl isterse öyle yaşadığınızı gösterin. Başkalarının doğrularını kendi doğrularınız saymayın. Bu hayat sizin ve siz her şeyi başarabilirsiniz. Siz çok değerlisiniz sizi değersiz ve güçsüz hissettirecek insanlardan kurtulun.

Her şey için çok geç olmadan…

Münevver Karabulut’u unutmayın, kafasını vücudundan ayırıp öldüren o katilide… Pınar Gültekin’i unutmayın, boğularak öldürüldükten sonra cesedi varil içinde yakılıp üzerine beton döken o katilleride…  4 yaşındaki Leyla Aydemir’i  unutmayın, onun minicik bedenine tecavüz edip dereye atan katilleride, Emine Bulut’u unutmayın, kızının gözü önünde defalarca bıçaklandığını, kızının “anne nolur ölme!” feryadını, Emine Bulut’un haykırışını unutmayın “ÖLMEK İSTEMİYORUM”…

Ve daha sayılacak birçok ismi…

KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR.

Sude İLKMENSOY

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar