Denizli
30 Mayıs, 2024, Perşembe
  • DOLAR
    32.44
  • EURO
    35.05
  • ALTIN
    2347.7
  • BIST
    9003.22
  • BTC
    69462.36$

Sizi, Bizden Ayıran Tek Şey Virgül

15 Nisan 2024, Pazartesi 15:06
Sizi, Bizden Ayıran Tek Şey Virgül

Merhaba sevgili okurlar, sizlerle bugün belki de benim ilerde başımı belaya sokabilecek bir konuyu masaya yatıracağız lakin olabildiğince üstü kapalı anlatacağım. Büyük ihtimal üstünü komple açacağım. Gülmeyin devam edelim hep gülüyoruz zaten ağlanacak halimize. Konu başlığı dikkatinizi başka yönlere çekmiş olabilir ama içerik geniş bir yelpazede gezineceği için tek ortak noktayı bu şekilde bulabildim.

Şimdi size birkaç soru yönelteceğim siz okurken düşünmeli bende yazının sonuna doğru yeni bir bakış açısı kazandırmalıyım. İnsan önce merak etmeli, ilgi duymalı yahut kurtulmak istemelidir. Sizden bunları talep etmeyen insanlara yaptıklarınız onların gözünde bir hiç olacaktır. Çünkü gerçeği göremeyecek, nefsine hâkim olamayacak kadara aptaldır artık insanoğlu…

Şimdi karışık beyin fırtınası turuna başlayalım:

  • Ortalama 12 sene Mili Eğitim 4 yıl Üniversite eğitimi almış iken öğrendiğiniz bilgiler neden sadece 1 yıllık çalışmanız ile test ediliyor?
  • Yıllardır İngilizce eğitim alan bir nesil neden İngilizce konuşamıyor?
  • Haksızlığa uğradığınızda derdinizi anlatmanız neden yıllar sürüyor?
  • Böl, parçala ve yönet dedikleri sistemin, üzerinizde ki etkisinin farkında mısınız?
  • Hiç tanımadığınız bir Kürt hakkında PKK’lı diyebilecek ahmaklığa ne zaman kapıldınız?
  • Irk insanı var eden şey ise tüm Araplar Peygamber mi?
  • Türk olmak cihana hükmetmeye yeterli ise neden asgari ücrete talipsin şuan?
  • Zenginler bir suça karıştığında neden yaptırımı daha az düzeyde oluyor?
  • Parayla para kazanmak, ortada bir mal yok iken paranın hala çoğalıyor olması neden?
  • Bankalar yasal tefeciler değiller mi?
  • Doğum anında kazandığın hürriyeti kullanmak için 55 yıl çalışmanın sebebi nedir?
  • Doğada ki tüm canlıların dişisine ve erkeğine baktığınızda belirli ayrımlar ve görevler var iken, Kadın-Erkek eşitliği denen zırvalık neden Dünya düzeni kurulduktan sonra ortaya çıktı?
  • İnandığınız dinlerin neden sadece anlamını bilmediğiniz kısımları ile sorumlu tutuldunuz?
  • Bir şehit haberine ortalığı ayağa kaldıran bu millet 20 senede nasıl haber kanallarını geçip saçma sapan dizileri takip eder oldu?
  • Sizin ailelerinize gösterdiğiniz hürmeti çocuklarınız neden size göstermiyor?
  • Neden yıllarca verdiğiniz eğitime tekrar sınamak için bir sınav daha yapıyorlar? Eğitimden mi emin değiller yoksa beyninin yıkanıp yıkanmadığından mı?
  • Neden Wi-Fi ye bağlı hayatlar yaşar olduk?
  • Gerçekten sosyal medyada gösterdiğiniz kişi olmadığınız halde buna inanacak ve bundan keyif alacak sahtekârlığa ne zaman bağımlı oldunuz?
  • Sizi oyalayan tüm sosyal medya hesaplarını kullanmak neden bedava?
  • Bir yerde hizmet bedava ise ürün siz değil misiniz?
  • Laik olduğunuzu neden içtiğiniz rakı ile belli edecek ahmaklık seviyesine geldiniz?
  • Dindarlığınızı neden Cuma mesajları ve anlamını bilmediğiniz sureleri okuyarak ilimden ve imandan uzak bir küfre düşüp, takke ve sarığa bağlı tuttunuz?
  • Bir kulun eteğini öpmek, Allah ile arana bir kul koymak Ali İmran suresine ters düşmez mi?
  • Sağ ve Sol diye ayırdıkları bu iki seçenekte aynı evin avluya çıkan iki ayrı kapısı değil mi?
  • İlk 19 senende bunları fark etmemeniz için zihniniz kodlanıyor ve makul bir hayata muhtaç bırakıldığınız için sorgulama yeteneğinizi kaybediyor olabilir misiniz?
  • Neden bazı siyasi partiler kaybederse din elden gider gibi düşünüyoruz? Ya da Atatürk İlke ve İnkılapları sadece bir zümrenin sahip çıkabileceği, onlar giderse unutulacak bir görüş mü?
  • Her şey bunların elindeyse biz ne güne duruyoruz. Ülkede 20 tane gül 20 tane papatya var da biz yabani ot muyuz?

 

Bağımsız, alakasız ve geniş yelpazede sorular soruyorum farkındayım. Seni tek bir yere odaklayıp bugüne kadar düşünmene izin vermediler çünkü… Ve bunları dönüp dönüp tekrar oku diye önüne koyuyorum. Yarın aklına bile gelmez de neyse…

Bu arada yazıyı ilgiyle okuyan insanlar var şuan, sen saçma sapan kafalara girdiysen sayfayı kapatabilirsin. Seni tanımam etmem ama yaralarımız ortak o yüzden saygım var. Yaralarının kanadığını fark ettiğin gün geri gelirsin. Bunları yazıyorum çünkü hala gerçekliği savunan sistemin dışında kalmayı başarmış insanları görebiliyorum. Suyun içinde ki balık suyun farkında değildir diye bir söz duymuştum. Buna bir diğer etki ile devam edeceğim.

Süper Mario etkisi…

Süper Mario bildiğiniz üzere bir bilgisayar oyunudur. Ve Mario karakteri belirli görevleri yerine getirdikçe ödüller alır ona kurgulanmış bir senaryoyu yaşar. Diyelim ki Süper Mario bir irade ile özgür takılmaya başlasa, oyunun içinde istediği her şeyi kendi iradesi ile yapmaya başlasa, oyunun kodlarını yazan kişiyi görebilir ya da sistemi fark edebilir mi? Belki sistemi fark edebilir. Düzeni algılayabilir ama karşı gelebilir mi? Belki, tabi zehirli mantarı henüz yememiş ise…

Evreni yaratanın size ne anlatmak istediğini ya da bu sistemleri size dayatan akılların üzerinizdeki planını asla anlayamazsınız. Süper Mario da anlayamaz zehirli mantarları yediği sürece.

Sistemin dışına çıkmak, düşünmektir. Sorgulamanızı ve kendi iç dünyanıza bir yolculuk yapmanızı engelleyen bu düzen size şunu anlatmalı. Eğer bir yere girmenize izin verilmiyor ise orada çok önemli bir şey vardır. Kendi içiniz de zihin derinliklerinde size yeni ve gerçek bir hayat bahşedecek çok önemli şeyler var belli ki.

Tekrar düşünün, Dünya dediğiniz yer yaşadığınız yer ile aynı yer mi? Dünya doğadan, merhametten, empatiden, düzenden, doğallıktan ibarettir. Şimdi yaşadığınız yerlere bir bakın. İnternet, telefon, arabalar, büyük taş binalar hatta birçoğunuz ne zaman yerküre ile temas ettiniz belli değil. Asflat dolu yollarda dünyaya çok yakın ama bir o kadar uzak hayatlarınızı kutluyorum.

Şimdi bunları öğrendiniz ya da fark etiniz diyelim düzelir mi?

Hayır!

Şekeri yağı bırakmak kilo verdirir. Hepimiz biliyoruz. Ama kilo veremiyor ya da sağlıklı olamıyoruz. Çünkü sabır göstermeye ve bunları uygulamaya ihtiyacımız var. Aynı şekilde bu anlattıklarımı bilmek maalesef tek başına yeterli değil. Çünkü bunu başarmak sabır ve özveri ister, sosyal medyada 1 dakikalık videolara bile sabır ve odaklanma gösteremeyen bir insan yapısının bunları başaramayacağına inançları tam. Bu yüzden bu anlattıklarım onlar için bir tehdit değil. İhtiyaç da duymuyorlar. Büyük gazetelerde saçma sapan köşe yazarları görüyorum. Yazdıkları yazıların, el yüz maskesi, magazin,  siyaset, futbol yorumları ve hedonizm dolu konular olduğunu görünce bir gülme tutuyor. Ve anlıyorum ki sizi sistemin içinde tutacak her türlü şaklabanlığı yapan tipleri hep yüceltiyorlar. O yüzden ünlü olmadıkça başardığımı ve doğru yolda olduğumu anlıyorum. Bu sistemin içerisinde başarılı olduğunuzda kendi öz-saygınızı kaybettiğinizi anlayabilirsiniz. Yoksa zaten bir uçak, araba ya da helikopter kazasında ölüyor, ya da bir şekilde karalanıyorsunuz. Herkes her şeyi biliyor. Zaten farkındayım da kandırılmıyorsunuz, boyun eğiyorsunuz. Çünkü bildiği halde boyun eğen bir toplum olmasaydı her şey çok daha farklı olurdu. Bunu da biliyorsunuz…

 Maalesef yolu bilmek, yolda yürümek değildir. Ve yürüdüğünüz bir yol var ise bilin ki o yolu başkaları yapmıştır…

Bilmediğiniz bir bok yok bir şey hariç o da bana ait bir söz olduğu için.

‘’Sizi, bizden ayıran tek şey virgül olmalıydı… ‘’

Aras Furkan Karaıslı

 

Sevgi ve saygılarımla demek isterdim.

Sevgi azalıyor.

Saygı bir rivayet…

Boşça kalın aman düzeni bozmayın. J

 

 

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.