Sude İlkmensoy

Sude İlkmensoy

Mail: [email protected]

Ay Işığında Oturduk, Bileğinden Öptüm Seni

Ay Işığında Oturduk, Bileğinden Öptüm Seni

Birkaç yıl öncesine kadar aralıksız şiir okurdum, geçenlerde bir kitapçıya gittiğimde Cemal Süreya Güz Bitiği şiir kitabına gözüm ilişti ve alıp okumaya başladım. Şiirlerde geçen bu büyük tutkulu aşkla ilgili biraz araştırma yaptım ve aslında hepimizin zihninde bir yerlerde anımsadığımız o inanılmaz aşk hikayesini  tekrar hatırlamış oldum.

Bir kadın ve üç erkek…

Tomris Uyar’ı bilmeyenimiz yoktur diye düşünüyorum, edebiyat dünyası ise Tomris Uyar’ı Tomris  Tamer olarak tanıdı. Gazeteci ve şair olan Ülkü Tamer ile evliydi.  Bu evlilikten Ekin adında bir kızları olmuştur ancak bebek birkaç aylıkken boğularak hayata veda etmişti tabi bu durum ikilinin evliliğini sarsmıştı. Bu çalkantılı dönemin sonundaysa edebiyat dünyasına damga vurulacak aşk şiirlerinin yazılacağı o an gelmişti.. Gönül ferman dinlememiş olsa gerek evliyken Cemal Süreya’ya aşık olmuştu. Bu aşk karşılıksız değildi Cemal Süreya ve Tomris Tamer birbirlerine kavuşmak için boşanmışlar ve dolu dolu 3 yıllık bir beraberlik geçirmişlerdi. Cemal Süreya’nın Tomris’e olan duygularıyla yazdığı şiirler elbette hepimizin aşina olduğu şiirlerdir. Aşk dolu, cinsellik yüklü en güzel şiirlerini onun için yazdığı bilinir;

 

Sonra ayakta öptüm

Dudağından öptüm seni

Kapı aralığında öptüm

Soluğundan öptüm seni

Bahçede çocuklar vardı

Çocuğundan öptüm seni

Evime götürdüm yatağımda

Kasığından öptüm seni

Başka evlerde karşılaştık

İliğinden öptüm seni

En sonunda caddelere çıkardım

Kaynağından öptüm seni.

Ay Işığında Oturduk

Bu dolu dizgin ilişkininde biteceği gün ne yazık ki gelmişti…

Güzel aşkın ardından yine Tomris’in kalbinde kelebekler uçmaya başlamıştı. Ve o artık Tomris Uyar olarak edebiyat hayatında anılmaya başlayacak ve öylede devam edecektir.

Tomris-Turgut Uyar evliliği….

Turgut Uyar eşine oldukça bağlıydı ve hepimizin hayranlıkla okuduğu dizeleride o aşk sonucu kağıda dökmüştür bunlardan birine örnekte şudur;

 

"Senin için alışılmış şeyler söyleyemem sana yaraşmaz / kış gecesi amcamızdır, bahar yakından kardeşimiz / alır başımı Erzincan’a giderim seni düşünmek için / dörtlükleri bozarım çünkü dağlar ne güne duruyor / kıyılar ve eskimeyen her şey seni anlatmak için / bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur / ne var ki ıslanır gider coşkunluğum durmadan / durmadan / dağ biraz daha benden, deniz her zaman senden / hiçbir dileğimiz yok şimdilik tarihten coğrafyadan / kimselere benzemesin isterim seni övdüğüm / seni övdüğüm zaman / güzel bir çingene yalnız başına dolaşmalı kırlarda / seni övdüğüm zaman…”

Ay Işığında Oturduk

 

Aslında bir kadın 3 Erkek olarak başladım sözlerime ama bilinen bu şekilde olduğu içindi. 3. Büyük ama karşılıksız aşk ise Edip Cansever’dir.

Çok samimi dost olan Tomris-Edip hikayesinde bir gün sahil meyhanesinde birlikte rakı içen ikilinin masasından ‘Tomris rakıyı çok severdi, bende onu…’ yazılı bir peçete bulunduğu iddia edilir.

Ancak bilinenin aksine Tomris-Turgut Uyar ikilisinin çocukları Hayri Turgut Uyar bir röportajında konuya şu sözlerle açıklık getirmiştir;

"İnsanlar anlamadıkları ilişkileri yanlış yorumluyor. Tomris Uyar’ın Cemal Süreya’yla birlikte yaşadığı, Ülkü Tamer ve Turgut Uyar’la evli olduğu doğru ama Edip Cansever meselesi son derece yanlış ve ayıp! Hem Mefharet Teyze’ye (Cansever) hem de Turgut Uyar’a çok büyük ayıp. Onlar ailemizin en yakın dostlarıydı. Duygu yakınlığı ve dostluktan anlamayanlar, anladıkları şeye benzetiyorlar. “Yaşadığı yıllarda ilham perisiydi” diye bir şey yok. Kendisi de bunu ciddiye almazdı. Hiçbir zaman da ilişkileri hakkında konuşmazdı."

Tüm özel hayatları bir yana Türk edebiyatına adını altın harflerle kazıyan bu harika şairleri bir kez daha minnetle analım istiyorum.

Okumayanlar içinde birbirinden güzel şiirlerden daha fazla kendilerini mahrum bırakmamalarını tavsiye ediyorum. Sanatla Kalın…

 

Sude İLKMENSOY

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar