uğur okulları
Pınar Koralay

Pınar Koralay

Mail: [email protected]

Doğal sakinleştiricilerimizi toplayalım mı?

Doğal sakinleştiricilerimizi toplayalım mı?

Adı Mayıs papatyası olsa da özellikle Mayıs sonu-Haziran başında iyice irileşip kıvamına gelen ve serinlik durumuna göre Ağustos’a kadar açan, şifa ve güzellik deposu Mayıs papatyaları…

Hayat şartları ya da iş stresi derken hergün gerilmeyenimiz yok gibi. Sakinleştirici ilaç kullanmadan doğal bir tarif sorulsa; “Melisa, Kantaron ve Papatya” dillerde pelesenktir hep. Ama bugün özellikle her papatyaya rağbet gösterilmesin ve sağlığınızı tehlikeye atmayın diye özellikle bu Mayıs papatyalarından bahsetmek istiyorum. Eğer sürekli bir sebepten gerginseniz, uyku probleminiz, mide bağırsak sebepli sindirim problemleriniz, Sinüzitiniz ya da sürekli ağlayan ve gaz sancısı çeken bebeğiniz varsa, hattâ saçınızı doğal yolla boyayıp, dökülmesine doğal çare bulmak istiyorsanız,  veyahut cilt bakımından faydalanmak istiyorsanız bu yazı tam size göre. Yazının küçük bir özetini paylaştıktan sonra sevgili Tanju Okan’ın yorumuyla “Papatya gibisin beyaz ve ince, Eziliyor ruhum seni görünce.” şarkısının sözleri kulaklarımda çınlayarak yazıma başlıyorum…  

Özellikle Avrupa’da eczanelerde çok yoğun bir şekilde kreminden, ilacına birçok çeşidi bulunan ama aslında yüzyıllardır doğanın bize beleşe sunduğu bir şifa ve kozmetik deposu.

Mitolojide papatyalar incelik ve zarafeti simgeler ama ben bugün tüm papatyaları değil de,tam zamanı gelmişken  asıl şifa deposu olan “Mayıs Papatyaları”ndan bahsetmek istiyorum. Hani küçük papatyaların aksine daha geniş bir gövdeyle yayılan ve papatyaları tombik tombik olan papatyalar var ya,  işte onlar.

Yağmur sonrası hafif elma kokusu yaydığı için “Toprak elma” ya da “Alman papatyası”olarak da bilinen bu papatya türü yüzyıllardır bebekler, çocuklar ve yetişkinler için sakinleştirici olarak kullanılmıştır. Çocuklarda karın ağrısı durumu ya da yetişkinlerde yoğun geçen günün ardından gerilen sinirleri yatıştıracak doğal bir antidepresandır. “Yoğun geçen günün ardından” kısmını özellikle vurguladım çünkü  hafif uyku vereceği için iş vakti içip uyuklamanızı istemem. Günün sonunda hem rahatlatacak hem de hafif bir uyku verip hijyenik bir uyku sonrası sabaha dinç kalkmanızı sağlayacaktır.

En önemli özelliklerinden birisi de yüzyıllardır mide-bağırsak problemleri için kullanılmasıdır. Yemek sonrası 1 fincan Mayıs papatyası çayı; karın ağrısı, gaz sancısı, hafif spazm gibi sindirim problemlerine çok  iyi gelir.

Ayrıca Mayıs papatyası çayı adet öncesi sıkıntılara bağlı uyku bozuklukları ve adet sancıları gibi Jinekolojik şikâyetlere de faydalı olmaktadır.

Daha da sayacak olursak; böbrek taşları, safra taşları, iltihap rahatsızlıkları, kolik, ağız ülseri, cilt bakımı, cilt toniği, saç bakımı, saç boyası ve diğer boyalar ve hattâ tarihte mumyalama da bile kullanılmıştır.

Mayıs papatyası kreminin Egzama tedavisinde Hidrokortizon kadar etkili olduğu ve pişik, cilt tahrişi ve küçük yaralarda ve hattâ deri iltihabında da faydalı olduğu görülmüştür.

Bir de Sinüzite çok iyi gelir. Demlenmiş Mayıs papatyası çayının buharına yüzünüzü yakmayacak şekilde yaklaştırın ve burnunuza bi’ 10 dakika kadar çekin. Çay soğuyunca tekrar kaynatıp 3-4 defa daha bunu tekrarlayın. Aynı gün olmasa da 3-4 güne rahatlayacaktır.

Ayrıca Türk Mutfağı’nda çok revaçta olmasa da yapraklarının hafif acı ve baharatlı olması sebebiyle Dünya Mutfağı’nda salataların hem estetik görünümünü hem de lezzetini arttırmak için sıkça kullanılır.  

Konunun başında da belirttiğim gibi bugün sizinle paylaşmayı istediğim en önemli kısım ise her papatya çayını değil, sadece Mayıs papatyası çayını tüketmemiz gerektiği. Çünkü piyasada açıkta ya da poşetlenmiş hâldeki papatyaların çoğu Mayıs papatyası değil. İşin en kötü tarafı ise piyasada çoğunlukla (Bilimsel adı Senecio) olan papatya türü satılıyor ve bu papatya türü karaciğer için resmen zehirdir. Çünkü içeriğinde bulunan toksik maddeler karaciğerin hem yapısını hem de çalışmasını bozuyor. “Ben içtim bir şey olmuyor.” demeyin. Bu tür toksik maddeler birikerek sonradan gümleyiveriyor. Yani, “Karaman’ın koyunu, sonra çıkar oyunu.” hesabı. O sebeple lütfen piyasadaki güvenilir markaların Mayıs papatyası çaylarını tercih ediniz. Ya da doğada emin olduğunuz ve yakınında fabrika vb. olmayan yerlerden kendiniz toplayıp, yıkayıp, bekletmeden gölgede kurutunuz. Tıpkı benim hafta sonu yaptığım gibi. Keşke fırsatım olsa da hepinize topladığım papatyalardan gönderebilsem. Doğru papatyayı bulduktan sonra dünyanın en güzel nimetlerinden birisi bu kesinlikle. Ama eğer o papatya bu papatya değilse bırakın sadece vazoda evinizi ve ruhunu süslesin.

Papatyanın bazı bünyelerde alerji yapabildiğini söylemek isterim. Papatyanın sizin bünyenizde alerji yapıp yapmadığını anlamak için demlenmiş çayını el bilek içlerinize, kulak arkanıza, kollarınızın bir bölümüne sürünüz ve 3 gün boyunca günlük yarım kahve fincanı kadar tüketiniz. 12-24 saat içerisinde bir yanma, kızarma, kaşınma vs. yoksa problem yok demektir. (Maksimum 3 gün)Ama aksi varsa kullanmayınız.

Gelelim Mayıs papatyası çayının demlenmesine. Aslında bildiğimiz gibi demleniyor ama önemli bir teferruata değinmeliyim.

Mayıs papatyası çayı: 1 fincan bitki çayı için 2 çay kaşığı kadar Mayıs papatyası çiçeği başını kaynayıp biraz soğumuş sıcak suya koyunuz.(Yaklaşık 90 derece civarı) Yani tam fokur fokur değil de bi’ durulmuş sıcak su diyelim. Sonrası ise mutlaka!! fincanın üstü kapalı olacak şekilde demlenmeye bırakın ki içeriğindeki uçucu yağlar kaçmasın. 6-8 dakika olacak şekilde demleyiniz ve çok bekletmeden tüketiniz. Yetişkinler için fazlaya kaçmadan günlük 1-2 fincan ve günün farklı zamanlarına yayarak tüketilebilir.

Şimdi gelelim Mayıs papatyası ile saç ve cilt bakımına:

Çok eski zamanlardan bu yana cilt bakımında kullanılan Mayıs papatyası C vitamini gibi antioksidanlarca çok zengindir. İlaç sanayinde ve birçok kozmetik ürünün muhteviyatında da yer alır. Güneş lekelerine, sivilce izlerine, doğum lekelerine ve genel cilt tonu açmak yönünden faydalıdır. Ama bu konudaki en önemli şeyin güneş koruyucular olduğunu unutmayalım. Ayrıca antiseptik olduğu için sivilce oluşumunu da engeller. Mayıs papatyası cilt için çok faydalı olsa da, her şey gibi onun da fazlasının zarar olduğunu ve piyasadaki özellikle bu cilt sorunları konusunda geliştirilmiş ürünlerden de faydalanmamız gerektiğini unutmayalım. Emin olduktan sonra dengeli bir şekilde iki koldan da ilerlemek iyidir her zaman.   

Taze demlenen ve ılımış papatya çayını temiz bir pamuk yardımıyla cildinize haftada 2-3 kez doğal tonik olarak kullanabilirsiniz. Sadece 10-15 dakika kadar bekletip ılık suyla durulayınız ve sonra nemlendiricinizi uygulayınız. Ya da azıcık gül suyu veya yeşil çay ile seyreltip sürebilirsiniz. Krem kıvamında olsun derseniz azıcık bal ya da kaymak da eklenebilir. Dediğim gibi 10-15 dakika kadar sonra durulayıp nemlendirici krem faslı ile sonlandırmak güzel olur. Sonrasında daha canlı, parlak ve aydınlık bir cilt sizinle olsun.

Mayıs papatyasıyla saç bakımı kısmına gelince ise; Mayıs papatyasının içeriğinde bulunan Apigenin, Quarcetin gibi önemli Flavonoidler saç dökülmesine karşı etkili bileşiklerdir. Yıkayıp kuruladığınız papatyaları cam bir kavanoza koyunuz ve üzerine sızma zeytinyağı ilave ediniz. Papatyaları tamamen yağın içerisine bastırınız ve hiçbir şekilde yağın üstüne çıkmayacak şekilde olmalarına dikkat ediniz.  Tepede açıkta kalan olursa mikrobiyolojik üreme olabilir. O sebeple tüm papatyaların yağın içine tamamen battığından emin olunuz. Daha sonra kavanozu kapatıp serin, kuru ve karanlık bir dolapta 2 hafta bekletiniz. Daha sonrası süzüp saç bakım yağı olarak kullanabilirsiniz. Haftada 1 kez ve 1 saat saçınızda bekletmeniz kâfidir. Zamanınız varsa 2 saat daha iyi olur. Artarsa çöpe atmayın ve yine aynı şartlarda muhafazaya devam edin.

Bunun yanı sıra kimyasal boyalarla saç boyamak istemeyenler için papatya suları saç rengini açmak amaçlı tercih edilmektedir. Hattâ ergenlik dönemine geçiş zamanlarında kısa bir süre daha idare etmesi için vücut tüylerinde sarartma yapmak için de kullanılmaktadır. Mayıs papatyası suyu  özellikle sarı renge yakın saç tonlarını açmada daha etkilidir. Bunun için, saçınıza ya da vücudunuza Mayıs papatyası çayını sürdükten sonra güneşe çıkıp bekletmek gerekmektedir. Sonraki zamanlarda saçlarınızı bol bol nemlendirmeyi unutmayınız. Özellikle uçlarına ve boylarına düzenli saç kremi uygulamak ve haftada 1 yağ bakımı uygulamak önemlidir. Mesela Argan yağı ya da Hindistancevizi yağı faydalı olur.

BEBEKLERDE EK GIDAYA GEÇİŞ KURALI ve Mayıs papatyası çayı kullanımı: (Eğer bebeğiniz yoksa dilerseniz  burayı atlayıp “ÖNEMLİ NOTLAR kısmına geçebilirsiniz.)

Mayıs papatyası çayı bebeklerde hem gaz sancısına, karın ağrısına hem de ağlama nöbetlerine iyi gelip rahat bir uykuya dalmalarını sağlayacaktır.  Kolik ağrısı yaşayan bebeklerle yapılan bilimsel bir çalışmada, Mayıs papatyasının ağlama süresini azalttığı görülmüştür. Ama ilk 6 ay kesinlikle verilmemelidir. Eğer doktorunuz uygun görürse, emzirme döneminde annenin tüketimiyle, anne sütüyle zaten bebeğe aktarım olacaktır. Hem hormon dengesi değişikliklerinden dolayı oluşan annenin gerginliğini alır, hem de bebeği rahatlatır. 6. aydan sonra ise, eğer yine doktorunuz uygun görürse, tüm ek gıdaya geçişlerinde olduğu gibi “EK GIDAYA GEÇİŞ KURALI” gereği çorbalar da dahil Mayıs papatyası çayı da 3 gün yarım doz verilmelidir. Yani İlk 3 gün, günde 1 kez ve sadece 15 cc Mayıs papatyası çayı verilebilir. (Keza ıhlamur için de geçerli.) Bu 15 cc bebeğin isteğine bağlı, ister tek seferde isterse gün içine yayarak verilebilir. Eğer bebeğiniz istemezse, tadını sevmezse zorlamayın. Daha sonra tekrar denenebilir. Sadece bu çay  için değil, diğer tüm ek gıdaya geçiş çorbaları da dahil hepsi için özellikle ilk 12-24 saat alerji belirtisi olup olmadığı  gözlemlenir. Eğer bebeğin vücudunda 3 gün sonunda da deri döküntüsü gibi semptomlar yoksa o çorba ya da o çay o bebek için güvenlidir. Eğer alerji yaparsa bebeğe hemen  banyo yaptırıp vücuduna krem sürünüz ve bir doktora başvurunuz. Dediğim gibi genel anlamda Mayıs papatyası çayı ve ıhlamur güvenlidir. Ama yine de ihtimal dahilinde tüm teferruatlarıyla paylaşmak istedim. Adaçayı ve diğer bitki çaylarını ise şimdilik önermem.

Bu 3 gün sonunda eğer semptom yoksa, 1 ay boyunca, gün aşırı yani bir gün ara vererek, günde 1 kez ve yine 15 cc verilmelidir. 7. Aydan itibaren ise yine gün aşırı ama günde 30 cc uygun olur. Tabii ne kadar güvenli olursa olsun hem kendiniz hem de bebeğiniz için tüm bitki çayları gibi bunun da doktor bilgisi dahilinde olması gerektiğini yineliyorum.

ÖNEMLİ NOTLAR:  

Evet sevgili dostlar, bugün sizinle doğanın bize bir armağanı olan Mayıs papatyalarından bahsetmek istedim. Konunun başında da belirttiğim gibi özellikle Haziran ayı başında iyice irileşip güzelleştikleri için Mayıs papatyalarını paylaşmanın tam vaktiydi. Son olarak önemli birkaç not paylaşıp yazımı bitirmek istiyorum.

Lütfen aroma ya da tatlandırıcı içeren hiçbir çayı tercih etmeyiniz. Özellikle çocuklarınız için olmak üzere, kendiniz için de bu çayları kaynatarak değil bahsettiğim gibi fokurdaması durmuş, sakinleşmiş suyla demleyiniz. Hiçbir bitki çayının fazla miktar ve uzun süre kullanılmaması gerektiğini unutmayınız.

Mayıs papatyası çayı aslında çok güvenlidir ama bahsettiğim gibi alerjiniz ya da bir rahatsızlık durumunuz varsa ya da herhangi bir ilaç kullanıyorsanız (sedatif, kan sulandırıcı, aspirin ve ibuprofen grubu ilaçlar vb.), hamilelerin ya da emziren annelerin de doktora danışmadan kullanmamasını tekrar hatırlatırım. Eğer doktorunuz uygun görürse ve alerjiniz yoksa dünyanın en güzel nimetlerinden birisi bu Mayıs papatyalarıdır. O diğer papatya çaylarının şimdiye dek size zarar vermemiş olması şimdiden sonra da vermeyeceği anlamına gelmez. Dediğim gibi, Karaman’ın koyunu, sonra çıkar oyunu. Yani o papatya bu papatya değilse bırakın sadece bir vazoda evinizi ve ruhunuzu süslesin.

Mis gibi papatya kokularıyla kalın… Sağlıcakla kalın…

Gıda Mühendisi & Gıda Güvenliği Uzmanı

PINAR KORALAY

 

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar