uğur okulları
Pınar Koralay

Pınar Koralay

Mail: [email protected]

En şeker bayramımız için saç ve cilt bakımı yapalım mı?

En şeker bayramımız için saç ve cilt bakımı yapalım mı?

Eveeet, dünyanın en tatlı bayramı geldi geliyor. Sevdiklerimizle kucaklaşıp hasret gidereceğimiz, koyu sohbetlere dalacağımız Ramazan Bayramımız yaklaştı. Hepimiz bayrama ışıl ışıl girmek isteriz diye düşündüm ve bir taşla iki kuş hesabı, bizi yormayacak tek bir karışımla baştan aşağıya bakım yapalım istedim. Evet tek karışım, tek maske ve baştan aşağıya bakım. Hattâ bir kısmını da ağzınıza atın gitsin, çünkü ne sadece dıştan bakımlar, ne de sadece içten beslenme yetmez. Hepsi bir bütün. Hem içten hem dıştan, bakımsızlığa karşı taarruza geçtik mi işte o zaman tam başarı elde ederiz. O halde bu hazırladığımız maskeden birazcık da ağzınıza atıverin ki vücudumuz cümbür cemaat bayram etsin.

Tarif çok basit;

-1 fincan zeytinyağı

-1fincan süzme yoğurt

-1 yemek kaşığı bal

Bu karışımı saç diplerinize ve saçlarınıza sakin bir friksiyon şeklinde uygulayınız. Parmak uçlarınızla bi’ 3-4 dakika kadar sakin bir masaj şeklinde olmasını önemle vurguluyorum. Çünkü paldır küldür bir uygulama saçlarınıza ve saç köklerinize zarar verir. Hani kaş yaparken göz çıkarmayalım durduk yere. Sonra saçlarınızı sıcak bir havluyla sarın. (Mesela havluyu ütüyle ısıtabilirsiniz.) 1 saat sonra “ILIK SU!” ve size uygun şampuanla yıkayınız. Saçlarınızın uzunluğuna ve uygulayacağınız alanın genişliğine göre miktarı kendinize göre arttırıp azaltabilirsiniz. Bu saç maskesinden cildinize uygulayacağınız kadarını kenara ayırınız ve saçlarınızı yıkamaya 15 dakika kala cildinize uygulayınız. Çünkü ciltte 15 dakika, saçta ise yaklaşık 1 saat kadar kalmalı. O sebeple saç yıkamaya 15 dakika kala cilde sürmek size kolaylık sağlayacaktır. Göz çevresi hariç temizlenmiş yüzünüze, boyun, dekolte bölgeniz ve hattâ dilerseniz ellerinize ve bacaklarınıza da sürebilirsiniz.

NOT: Akneye meyilli bir cilt tipine sahipseniz zeytinyağ miktarını birazcık azaltmak isteyebilirsiniz. Ama benim nâçizane tavsiyem az miktarda bile olsa mutlaka ve mutlaka ekleyin. Çünkü akneye meyilli ciltlerin de neme ihtiyacı olduğunu unutmayın. Cildin akneli oluşu neme doymuş olduğu anlamına gelmez. Ve hattâ şöyle söyleyeyim; akneli ciltlerde yapılan en büyük hatalardan birisi de zaten nemli zannedilip, hiç nemlendirici kullanmayıp cildi daha çok yağlandırmaktır. Geçenki köşe yazımda bahsettiğim  sık yıkanan saçlarda daha fazla yağlanan saçlara sebep olması durumuyla aynı mantık. O sebeple akneli ciltlerin de diğer tüm cilt tipleri gibi neme doyurulması gereklidir.

Tam da buraya gelmişken bir konuya dostane değinmek istiyorum. Şimdi birçoğunuz “Çok yoğun bir koşuşturmaca içerisinde benim maske yapmaya vaktim mi var.” diyorsunuz değil mi. Vakit konusunda  yerden göğe kadar haklısınız ama, “Siz bu bakımı haketmiyor musunuz?” sorusunu da kendinize bir sorun bence.

Buraya neden değindim biliyor musunuz; çünkü yine bir şeyler çıkacak ve muhtemelen yine kendinize bakım vakti ayırmayacaksınız, ya da niyetlenmişseniz bile yukarıdaki maske tarifinde sizi caydıracak sebepler olabilir diye onlara da tek tek çözüm sunmak istiyorum şu an. Hadi başlayalım.  

Birincisi; “O kadar yağı saçımdan arındıramam.” diyenleriniz olacaktır ama korkmayın çok rahat arınır. Hattâ olağan yıkadığınız kadar şampuanlasanız da yeterlidir. Sonuçta saçımızdaki yağı arındıran şampuan, zeytinyağı da hâyli hâyli arındırır, yani korkmayın. İllâ ki içime sinmez derseniz bir fazla şampuanlayıverirsiniz.

Bulunabilecek bahaneler listesinde ikinci sırada; “Saçıma zeytinyağı sürünce bitlenir miyim?” diye korkmayın. Çünkü böyle yağlardan bitlenilecek olsaydı ben şimdiye kadar çoktan bitli olurdum. Kaldı ki bitler kirlilik ya da yağlılık nedeniyle oluşan canlılar değillerdir. Yakınınızdaki birinin saçından ya da ortak kullanılan şapka, tarak gibi eşyalardan bulaşırlar. Yani yağla kirle işleri olmaz.  

Üçüncüsü; Malzemeler eksik diye bahane bulmayın, kalan sağlar bizimdir hesabı yola devam.

Dördüncüsü;”Ay ben havlu mavlu ısıtamam.” diyen çok kişi olacaktır. Sizi yoldan döndürecekse sıcak havlu da olmayıversin, havlusuz yapıverin. Bi’ streç film ya da poşet gibi bir şeyle sarın gitsin. O da yok derseniz, hiçbir şey sarmadan da olur derim. Sadece maskeyi sürün yeterli.

Aslına bakarsanız sıcak havluyla sarın dememdeki mantık şu; Fizik dersinde bir kural vardır: “Isınan cisimler genleşir.” İşte, sıcak ortama hapsedilen saç, maskeyi daha iyi özümser ve çok daha bakımlı saçlar ortaya çıkar. Ve burada bahsi geçen sıcak, sizi yakacak haddede bir sıcak değil tabii ki de.

Beşincisi; “Bu maske kokar  ve ben dayanamam.” derseniz, burada hissedilecek tek koku az biraz zeytinyağ kokusudur ve sevmeyen varsa bir iki damla Lavanta yağı damlatabilir. Hem çok güzel kokutur hem de en besleyici yağlardan bir tanesidir ve yatıştırıcı özelliği de vardır. Hattâ dinginleşmeye ihtiyacınızın olduğu zamanlarda bir damlasını şakaklarınıza sürüp masaj yaparsanız daha iyi hissedersiniz.

Altıncısı ve sonuncusu ise; Konunun başında yıkama kısmını “Ilık suyla” diye büyük harflerle vurgulamıştım. Çünkü çoğu kişi yağ içeren saç maskelerinin sıcak su olmadan arınamayacağını düşünüyor. Hayır kesinlikle şart değil, hattâ soğuk suyla bile arınır. Mutfakta elimize değen yağları hep sıcak ya da ılık suyla mı yıkıyoruz? Soğuk su da işe yarıyor değil mi. Bir yağ çözücü faktör (şampuan, sabun, vs. ) olduktan sonra tüm sular işi çözer. O yüzden saçınızdaki yağlı maske de soğuk suyla bile arınır. Ama ben zatürre ya da sinüzit olmayın diye “Ilık suyla yıkayın. ” diyorum. Kaldı ki sıcak su hem saçınıza hem de saç derinize, cildinize ve vücudunuza da zarar verir; çünkü ciltteki faydalı doğal yağları da uzaklaştırır ve bu cilt sağlığınıza zarar verebilir. Hele ki kuru cilde sahip kişilerin bu konuda daha dikkatli olmasını öneririm.

Sevgili okurlarım; “Bulunabilecek bahaneler listesi” kısmına daha ekleyecek olsak çok şey çıkar, ama gerek yok. Çünkü bulmak istedikten sonra bahane çok, önmeli olan gönlünüz var mı kendinize vakit ayırmaya. Demem o ki; çeşitli bahanelerle kendinizi ihmal etmeyin. Gönüllü olduktan sonra dağlar delinir, ama gönülsüzken bir bahane yol keser. İşte o yüzden aklınıza takılabilecek sorulara çözümleri de yazayım istedim. Dilerim ki bugün benimle aynı fikirde olursunuz ve kendinize vakit ayırırsınız. Bırakın bugün toz almayıverin ya da makinenize bulaşıkları çok arındırmadan koyuverin. Kısacası hiç değilse bayram öncesi kendinize ayıracak bir saatiniz olsun. Dışarıda su gibi akıp giden bir hayat varken tencerelerinizin sizden daha parlak olmasına izin vermeyin…

Şimdiden Şeker Bayramınız mübarek olsun. Büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öperim.

Saygı ve sevgiyle…

Gıda Mühendisi & Gıda Güvenliği Uzmanı

PINAR KORALAY

  

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar