Meltem Alacacı

Meltem Alacacı

Mail: [email protected]

Ne Renk Zambaklar Ülkesiyiz?

Ne Renk Zambaklar Ülkesiyiz?

Yirminci yüzyılın ilk çeyreğine de könce İsveç sonra Rus egemenliğinde yaşayan Fin Halkının, 1917’de Rusya’da gerçekleşen  Bolşevik İhtilalinin ardından, bağımsızlıklarını  ilan edip,  müreffeh bir ülke yaratmalarını anlatır Grigory Petrov Beyaz  Zambaklar Ülkesi adlı kitabında. Halk, asker, kilise, okul hep birlikte çalışarak Finlandiya’yı  nasıl kalkındırdıklarını ve nasıl mutlu insanlar ülkesi haline getirdiklerini anlatır bir bir.

Atatürk’ün de en sevdiği kitaplardan biridir ki öğretim müfredatında olmasını istemiştir.

Kitapta, erdemli, ahlaklı ve çalışkan olunduktan sonra başarılamayacak hiçbir şeyin olmadığının altı çizilir. Toplumu oluşturan tüm bireylerin yetenekleri ve zekaları ölçüsünde, biz olgusuna ve toplumun ortak menfaatine nasıl hizmet ettikleri anlatılır.

Doğa yasalarına uyumlu, israf etmeden, üreterek, farklılıklarına rağmen birbirine olan saygılarını koruyarak, eşitlik ilkesini tüm alanlara yayarak, hoşgörü ile nasıl güzel bir toplum meydana getirdiklerini anlatır.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde üniversiteler özerktir, çünkü üniversiteler ilim ve bilim merkezleridir. Üniversitelere vurulan pranga, fikre ve düşünceye vurulan prangadır. İlim ve bilim üretilen yere ‘’adamını’’ atayamazsın, böyle bir şey üniversitenin ruhuna aykırıdır. Öğrencilerin ve öğretim üyelerinin haklı olarak itiraz etmelerine ve itirazlarını anayasal bir hak olarak dile getirmelerine engel olunamaz. Boğaziçi Üniversitesi’nde durum budur.

Boğaziçi Üniversitesi’nde LGBTİ Kulübünün,  amaçları ne olursa olsun (mesaj kaygısı vs.) Kâbe’yi kullanmaları son derece yanlıştır. Bu olay, Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanan haklı tepkinin gölgelenmesine, güya olayın başka türlü olduğu algısının yaratılmaya çalışılmasına yol açmıştır.

Yani Beyaz Zambaklar Ülkesi fenomeni burada da söz konusundur. Liyakatli ve özerk bir eğitim-öğretim kurum talebi ve uygulaması… Kişisel, kendini ilgilendiren cinsiyet tercihlerine saygı isteği ve uygulaması… Kişisel tercihlerine saygı bekleyen bir grubun inançlara saygısızlık yapmasının kabul edilemezliği talebi ve uygulaması…

Yöneticiler toplumların yansımasıdır. Biz, birey birey ve bütünde toplum olarak ahlaklanmazsak bizi yönetenler de ahlaklanmayacaklar. Biz, toplum olarak kendimize çeki düzen verirsek şu an bizi yönetenler ya da yönettiklerini sananlar zaten o mevkilerde kalamayacaklar.

Aslında tek bir doğru var. Bu doğruyu herkes kendi egosu ölçüsünde değerlendirdiği için yanlışlar, haksızlıklar ve dolayısıyla da kaos ortaya çıkıyor.

Doğruyu görmek için, kendinize ve topluma bir iyilik yapın; Kur’an-ı Kerim’i, Nutuk’u ve Beyaz Zambaklar Ülkesi’ni okuyun, okuyalım.

 

 

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar